
I.GİRİŞ
KDV yürürlüğe konulduğu 1984 yılından bu yana uygulamaya yön vermek amacıyla idari birçok düzenleme yapılmıştır. Bu hususta ATİK KDV tutarlarının indirimi 3065 sayılı KDV Kanunun 31.maddesiyle belli şartlar dahilinde yapılması öngörülmüş; ancak 4369 sayılı Kanun ile bu husustaki şartlar kaldırılarak normal mal alımına ait KDV gibi değerlendirilerek indirimine olanak sağlanmıştır.
Bu yazımızda ATİK KDV tutarlarının KDV iadesine konu edilmesine ilişkin 04.09.2025 tarihinde Gelir İdaresince yapılan düzenlemeye ilişkin esaslar değerlendirilmiştir.
II.ATİK KDV TUTARLARININ KDV İADESİNE KONU EDİLMESİNE İLİŞKİN ESASLAR
3065 sayılı KDV Kanunu ile ATİK KDV tutarlarının vergi iadesine konu edilmesine izin verilmiştir.
Ancak ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV tutarından, ATİK’in iade hakkı doğuran işlemlerde fiilen kullanılmaya başlandığı tarihten itibaren bu işlemlere ilişkin yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen kısmı itibarıyla pay verilmesi suretiyle mümkün kılınmıştır.
İade talebine konu işlem bedelinin, ATİK’in aktife alınarak fiilen kullanılmaya başlandığı dönemden itibaren iade talep edilen dönem dahil ATİK’in kullanıldığı tüm işlemlerin toplam bedeline oranlanması ve ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV’den iade talebine konu işleme ait orana isabet eden tutarda pay verilmesi gerekir.
ATİK’in sonraki dönemlerde de iade hakkı doğuran işlemlerde kullanılması halinde iade talep edilen dönem dahil iade hakkı doğuran işlem bedelleri toplamının bu dönem dahil ATİK’in kullanıldığı toplam işlem bedeline oranlanması suretiyle ATİK’ten iade hesabına pay verilebilecek KDV tutarı belirlenir. Önceki dönemlerde bu ATİK’ten iade hesabına pay verilen KDV tutarı düşüldükten sonra kalan tutar bu dönemdeki iade hesabına pay verilecek KDV tutarı olacaktır.
Ayrıca, her dönem için yapılacak oranlama sonucunda bulunan ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV’den iade hesabına verilebilecek azami pay tutarı ile önceki dönemlerde ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV’den iade hesabına verilen pay tutarları toplamı arasındaki fark kadar ilgili dönemde iade hesabına pay verilebileceğinden, bu farkın menfi olması halinde bu dönemde ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV’den iade hesabına pay verilemeyecektir.
İlgili dönemde iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle doğrudan yüklenimler ve genel giderlerden verilen pay sonrasında iade hesabına o dönemde ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV’den verilebilecek azami pay tutarından daha az tutarda pay verilmiş olması halinde, iade hesabına dahil edilemeyen bu ATİK KDV pay tutarının sonraki dönemlerde oranlama yapılmadan doğrudan iade hesabına dahil edilmesi mümkün değildir.
II.1.Birden Fazla ATİK Durumunda Yüklenim KDV Hesaplaması
Öte yandan, iade hesabına ATİK’lerden verilecek pay tutarı hesabının, ATİK’lerin aktife alınarak fiilen kullanılmaya başlandığı tarihten itibaren iade hakkı doğuran işlemler ile toplam işlemlerin bedeli dikkate alınmak suretiyle her bir araç için ayrı ayrı yapılması gerekmektedir.
Ancak, birden fazla ATİK kullanılarak üretim yapan işletmelerde, iade hakkı doğuran işlemlerde kullanılan ve aynı vergilendirme döneminde aktife kaydedilen ATİK’ler için ayrı ayrı hesaplama yapılmasına gerek olmayıp bu ATİK’ler için tek bir hesaplama yapılması mümkündür.
III.AÇIKLAMALI ÖRNEK
Uluslararası taşımacılık faaliyetiyle iştigal eden (A) Taşımacılık A.Ş. 2023/Aralık döneminde 1 adet çekiciyi 6.000.000 TL bedelle 1.200.000 TL KDV ödeyerek satın almış, 2024/Ocak döneminden itibaren yurt içi ve yurt dışı taşımacılık faaliyetinde kullanmaya başlamıştır.
Mükellefin 2024/Ocak döneminde tamamı yurt içi taşımacılık faaliyetinde kullanılan bu çekiciyle elde ettiği hasılat 2.000.000 TL olup ATİK nedeniyle yüklenilen KDV’nin 200.000 TL’lik kısmı indirim yoluyla giderilmiştir. Bu dönemde ATİK nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarı 1.000.000 TL’dir. 2024/Ocak döneminden sonra yapılan hesaplamalarda, devreden KDV’nin ATİK nedeniyle yüklenilen KDV tutarından fazla olduğu varsayılmıştır.
Mükellefin bu çekiciyle gerçekleştirdiği uluslararası taşımacılık faaliyeti (iade hakkı doğuran işlem) ile yurt içi taşımacılık faaliyetine (iade hakkı doğurmayan işlem) ilişkin işlemleri aşağıdaki gibidir.
| 2024/Şubat Dönemi | |
| – İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli (B) | 2.000.000 |
| – Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli | |
| (Kümülatif) (C) | Yok |
| – Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğuran Toplam İşlem Bedeli | |
| (D) = (B) + (C) | 2.000.000 |
| – Bu Dönemde İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli (E) | 4.000.000 |
| – Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli | |
| (Kümülatif) (F) | 2.000.000 |
| – Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğurmayan Toplam İşlem | |
| Bedeli (G) = (E) + (F) | 6.000.000 |
| – Bu Dönem Dahil Toplam İşlem Bedeli (Kümülatif) | |
| (H) = (D) + (G) | 8.000.000 |
| – Doğrudan Yüklenim ve Genel Yönetim Giderleri | 250.000 |
| – Bu Dönem Azami İade Edilebilir KDV | 400.000 |
| – Bu Dönemde ATİK KDV’den Verilen Pay Tutarı | 150.000 |
Bu durumda;
Bu dönem dahil iade hakkı doğuran toplam işlem bedelinin (D), çekicinin aktife alınarak kullanılmaya başlandığı dönemden itibaren iade talep edilen dönem dahil çekicinin kullanıldığı toplam işlem bedeline (H) oranı 0,25 (D/H = 2.000.000/8.000.000) olup çekiciye ilişkin yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarından iade hesabına verilebilecek azami pay tutarı (1.000.000 TL x 0,25) 250.000 TL olacaktır.
Mükellefin doğrudan yüklenim ve genel yönetim giderleri toplamının 250.000 TL olduğu ve bu dönemde azami iade edilebilir KDV tutarının 400.000 TL olduğu dikkate alındığında, bu dönemde çekiciye ilişkin yüklenilen KDV’den iade hesabına pay verilebilecek tutar 150.000 TL olacaktır.
| 2024/Mart Dönemi | |
| – İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli (B) | 1.000.000 |
| – Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli | |
| (Kümülatif) (C) | 2.000.000 |
| – Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğuran Toplam İşlem | |
| Bedeli (D) = (B) + (C) | 3.000.000 |
| – Bu Dönemde İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli (E) | 6.000.000 |
| – Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğurmayan İşlem | |
| Bedeli (Kümülatif) (F) | 6.000.000 |
| – Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğurmayan Toplam İşlem | |
| Bedeli (G) = (E) + (F) | 12.000.000 |
| – Bu Dönem Dahil Toplam İşlem Bedeli (Kümülatif) (H) = (D) + (G) | 15.000.000 |
| – Önceki Dönem ATİK’ten Verilen Pay Tutarı (Kümülatif) | 150.000 |
| – Bu Dönem Azami İade Edilebilir KDV | 200.000 |
| – Bu Dönemde ATİK KDV’den Verilen Pay Tutarı | 50.000 |
Buna göre;
Bu dönem dahil iade hakkı doğuran toplam işlem bedelinin (D), çekicinin aktife alınarak kullanılmaya başlandığı dönemden itibaren iade talep edilen dönem dahil çekicinin kullanıldığı toplam işlem bedeline (H) oranı 0,20 (D/H = 3.000.000/15.000.000) olup çekiciye ilişkin yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarından iade hesabına verilebilecek azami pay tutarı (1.000.000 TL x 0,20) 200.000 TL olacaktır.
Ancak, iade hesabına verilecek pay tutarının hesaplanmasında, bu dönem öncesinde iade hesabına verilen toplam pay tutarının dikkate alınması gerektiğinden, 2024/Mart döneminde iade hesabına verilebilecek pay tutarı (200.000 TL – 150.000 TL) 50.000 TL olacaktır.
| 2024/Nisan Dönemi | |
| – İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli (B) | 5.000.000 |
| – Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğuran İşlem | |
| Bedeli (Kümülatif) (C) | 3.000.000 |
| – Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğuran Toplam İşlem | |
| Bedeli (D) = (B) + (C) | 8.000.000 |
| – Bu Dönemde İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli (E) | Yok |
| – Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğurmayan İşlem | |
| Bedeli (Kümülatif) (F) | 12.000.000 |
| – Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğurmayan Toplam İşlem | |
| Bedeli (G) = (E) + (F) | 12.000.000 |
| – Bu Dönem Dahil Toplam İşlem Bedeli (Kümülatif) (H) = | |
| (D) + (G) | 20.000.000 |
| – Önceki Dönem ATİK’ten Verilen Pay Tutarı (Kümülatif) | 200.000 |
| – Bu Dönem Azami İade Edilebilir KDV | 1.000.000 |
| – Bu Dönemde ATİK KDV’den Verilen Pay Tutarı | 200.000 |
Bu dönem dahil iade hakkı doğuran toplam işlem bedelinin (D), çekicinin aktife alınarak kullanılmaya başlandığı dönemden itibaren iade talep edilen dönem dahil çekicinin kullanıldığı toplam işlem bedeline (H) oranı 0,40 (D/H = 8.000.000/20.000.000) olup çekiciye ilişkin yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarından iade hesabına verilebilecek azami pay tutarı (1.000.000 TL x 0,40) 400.000 TL olacaktır.
Ancak, iade hesabına verilecek pay tutarının hesaplanmasında bu dönem öncesinde iade hesabına verilen toplam pay tutarının dikkate alınması gerektiğinden, 2024/Nisan döneminde iade hesabına verilebilecek pay tutarı (400.000 TL – 200.000 TL) 200.000 TL olacaktır.
| 2024/Mayıs Dönemi | |
| – İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli (B) | 2.500.000 |
| – Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğuran İşlem | |
| Bedeli (Kümülatif) (C) | 8.000.000 |
| – Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğuran Toplam İşlem | |
| Bedeli (D) = (B) + (C) | 10.500.000 |
| – Bu Dönemde İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli (E) | 12.500.000 |
| – Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli | |
| (Kümülatif) (F) | 12.000.000 |
| – Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğurmayan Toplam İşlem | |
| Bedeli (G) = (E) + (F) | 24.500.000 |
| – Bu Dönem Dahil Toplam İşlem Bedeli (Kümülatif) (H) = (D) + (G) | 35.000.000 |
| – Önceki Dönem ATİK’ten Verilen Pay Tutarı (Kümülatif) | 400.000 |
| – Bu Dönem Azami İade Edilebilir KDV | 500.000 |
| – Bu Dönemde ATİK KDV’den Verilen Pay Tutarı | 0 |
Buna göre;
Bu dönem dahil iade hakkı doğuran toplam işlem bedelinin (D), çekicinin aktife alınarak kullanılmaya başlandığı dönemden itibaren iade talep edilen dönem dahil çekicinin kullanıldığı toplam işlem bedeline (H) oranı 0,30 (D/H = 10.500.000/35.000.000) olup çekiciye ilişkin yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarından iade hesabına verilebilecek azami pay tutarı (1.000.000 TL x 0,30) 300.000 TL olacaktır.
Ancak, iade hesabına verilebilecek azami pay tutarı (300.000 TL) mükellefin bu döneme kadar (2024/Şubat-Mart-Nisan) çekiciye ilişkin yüklenilen KDV’den iade hesabına verilen toplam pay tutarının (400.000 TL) altında kaldığından, bu dönemde iade hesabına pay verilmeyecektir.
Gelir idaresince; mükellef tarafından ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV’den iade hesabına pay verilmesi durumunda, yukarıda belirtilen bilgiler verilen örnek çerçevesinde aşağıdaki tablo hazırlanarak iade dosyasına eklenmesi gerektiği açıklanmıştır.
| DÖNEM | ATİK KDV TUTARI (A) | BU DÖNEM KDV İADE HAKKI DOĞURAN İŞLEM BEDELİ (B) | ÖNCEKİ DÖNEM KDV İADE HAKKI DOĞURAN İŞLEM BEDELİ (KÜMÜLATİF) (C) | BU DÖNEM DAHİL KDV İADE HAKKI DOĞURAN İŞLEM BEDELİ (D) = (B) + (C) | BU DÖNEMDE SON İADE HAKKI DOĞURMAYAN İŞLEM BEDELİ (İP) (E) | BU DÖNEM DAHİL TOPLAM İADE HAKKI DOĞURMAYAN İŞLEM BEDELİ (KÜMÜLATİF İP) (F) | BU DÖNEM DAHİL TOPLAM İŞLEM BEDELİ (G) = (D) + (F) | ORAN (H) = (D) / (G) | ATIK KDV’DE İZLENECEK AZAMİ TUTAR (I) = (H) * (A) | BU DÖNEMDE KDV’DEN VERİLEN PAY TUTARI | BU DÖNEM DAHİL VERİLEN PAY TUTARI (KÜMÜLATİF) | PAY VERİLDİKTEN SONRA KALAN ATIK KDV TUTARI |
| 2024/01 | 1.000.000 | – | – | – | 2.000.000 | 2.000.000 | 2.000.000 | – | – | – | – | 1.000.000 |
| 2024/02 | 1.000.000 | 2.000.000 | – | 2.000.000 | 2.000.000 | 4.000.000 | 6.000.000 | 2.000.000 / 8.000.000 = 0,25 | 250.000 | 150.000 | 150.000 | 850.000 |
| 2024/03 | 1.000.000 | 1.000.000 | 2.000.000 | 3.000.000 | 2.000.000 | 6.000.000 | 9.000.000 | 3.000.000 / 15.000.000 = 0,20 | 200.000 | 50.000 | 200.000 | 800.000 |
| 2024/04 | 1.000.000 | 5.000.000 | 3.000.000 | 8.000.000 | – | 12.000.000 | 20.000.000 | 8.000.000 / 20.000.000 = 0,40 | 400.000 | 200.000 | 400.000 | 600.000 |
| 2024/05 | 1.000.000 | 2.500.000 | 8.000.000 | 10.500.000 | – | 12.000.000 | 24.500.000 | 10.500.000 / 35.000.000 = 0,30 | 300.000 | 0 | 400.000 | 600.000 |
Mükellefin Mayıs dönemi sonrasında iade hakkı doğuran işlemlerinin bulunması halinde, söz konusu çekiciye ilişkin yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV’den iade hesabına verilebilecek pay tutarının hesabında yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde işlem tesis edilmesi gerekir.
IV.SONUÇ: DEĞERLENDİRME
Gelir idaresinin KDV İadesine konu edilecek ATİK KDV tutarının hesaplanmasında; pay vermek suretiyle işlem tesis etmesi kanaatimizce doğru bir yaklaşımdır.
KDV iadesi, yasayla mükellefe verilen bir hak ve imkân olmakla beraber aynı zamanda “bir teşvik ve destek” niteliği de taşımaktadır.
Ancak ayrıntılı örnekte de açıklandığı üzere pay verilirken önceki iade tutarlarının ilgili dönem ATİK KDV payından mahsup edilmesi yolunun tercih edilmesi olayın tabiatına uygun olmadığı kanaatindeyiz.
Zira bu uygulama, ATİK KDV’sinin uzun süre işletme üzerinde kalmasına zemin hazırlayacak ve ticari açıdan “durağanlaştıracak”tır.
Oysa ATİK KDV’sinin vergi tekniği hesaplamalarıyla işletmeye geri dönüşünü süre olarak uzatmak yerine; olabilecek en kolay ve hızlı surette işletmeye iadesinin mümkün kılınarak ticari ve sınai hayat döngüsüne katılmasını temin etmek; ATİK KDV’ye tekabül Para’nın hareketlenmesini sağlayacak; hazineye daha çok katkıda bulunacaktır.
İşletmeye iade edilen ATİK KDV’sinin her ticari sirkülasyonunda hazineye KDV ve GV/KV katkısı yapacağı açıktır. Hareketli Para’nın Durağan Para’dan Hazineye daha çok faydalı olacağı şüphesizdir.
Diğer taraftan; önceki dönemlerden hazineye intikal etmiş KDV Tutarlarının mükellefe iadesinin geciktirilmesi “Ticari Maksimizasyon” esasına uygun olmadığı gibi “Vergi Adaletine” de uygun düşmediği değerlendirilmektedir.
Rahmetli eski Bakanlarımızdan Sayın Kemal Unakıtan’ın bakanlık yaptığı dönemde uyguladığı güzel bir söz vardı: Mükellef Müşterimizdir, Müşteri de Veli Nimetimizdir.
ATİK KDV’lerinin “Vergi İade Uygulamaları” bakımından mükellefe iadesinde kolaylanması, basitleştirilmesi ve hızlı iadesinin sağlanması; “teşvik ve destek” unsurunu öne çıkaracağı gibi mikro bağlamda işletmelere, makro bağlamda ekonomiye ve hazineye daha çok katkı sağlayacağını düşünüyoruz.
Ahmet GÜZEL
WRS İmperium, Yönetici, Sorumlu Ortak
Kaynak:
- 3065 sayılı KDV Kanunu,
- İlgili İdari Düzenlemeler





