1. Adi Ortaklık

Adi ortaklıklar Türk Hukuku’nda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK” veya “Kanun”) 620 ve 645. maddeleri arasında düzenlenir. Adi ortaklık, iki veya daha fazla kişinin ortak amaçlarına göre şekillenmiş, ortaklığa bağlı haklarının ve ortaklık yapısının sermayeye bağlı olmadığı, ortakların ortaklık borçlarından bütün malvarlıklarıyla, birinci derecede ve zincirleme sorumlu olduğu (konsorsiyumlar ve istisnalar haricinde), her türlü iktisadi veya gayri iktisadi konu için herhangi bir şekle bağlı olmaksızın kurulabilen veya oluşabilen, tüzel kişiliği bulunmayan bir ortaklıktır.
2. Adi Ortaklıklarda Vergileme
Adi ortaklıklar tüzel kişilikleri olmadığı için elde ettikleri gelirin vergilendirilmesinde bağımsız birer özne olarak kabul edilmezler. Bu nedenle adi ortaklıklar adına gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmez. Ancak adi ortaklık adına stopaj mükellefiyeti tesis ettirilmesi gerekmektedir. Gelir vergisi ve geçici vergi beyannamesi verme yükümlülüğü bulunmadığından adi ortaklıkların faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan kâr veya zarar, ortaklar tarafından hisseleri oranında kendi kazançlarına dahil edilerek vergiye tabi tutulur.
KDV uygulamasında adi ortaklıklar, bağımsız işletme birimleri olarak ayrı vergi mükellefiyetine sahiptir. Buna göre; adi ortaklıklarca defter tutma, belge düzenleme, muhafaza ve ibraz gibi vergi ödevleri ile beyanname verme ve vergi ödeme gibi mükellefiyetlerinin ortaklarından ayrı olarak yerine getirilmesi, ortaklığın KDV ile ilgili hesaplarının, ortakların varsa şahsi işletmelerindeki işlemlerden ayrı yapılması gerekir.
KDV yönünden işletme bazında değerlendirilen adi ortaklıklarda, KDV beyannamesi ortaklık adına düzenlenir ve ortaklardan birisi tarafından imzalanmak suretiyle ilgili vergi dairesine verilir. Ortakların verginin ödenmesi bakımından müteselsil sorumluluk taşımaları nedeniyle, ortakların adı, soyadı, adresleri ve bağlı bulundukları vergi dairelerini gösteren bir liste vergi dairesine verilir. Listede yer alan bilgilerde değişiklik olması halinde bu değişikliler de vergi dairesine bildirilir.
Adi ortaklıklarda, ortaklığın sona ermesi sonucunu doğurmayan hisse devri işlemleri KDV’ye tabi değildir. Ortaklığın sona ermesi sonucunu doğuran devir işlemlerinde ise vergi uygulanır.
Ortaklardan biri veya birkaçının hisselerinin diğer ortak veya ortaklara devredilmesi suretiyle ortaklığın sona ermesi halinde; devralan ortak veya ortakların kendi hisseleri ile satın aldıkları hisseler dikkate alınmaksızın, ortaklıkça, devralan ortak veya ortaklara teslim edilen toplam mal bedeli üzerinden KDV hesaplanır. Ortaklık tarafından düzenlenecek olan faturada ayrıca gösterilecek olan bu vergi, ilgili dönem işlemleri ile birlikte adi ortaklığın son beyannamesine dahil edilerek beyan edilir. Devralan ortak veya ortaklar tarafından ise genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılabilir.
3. Adi Ortaklığın Sona Ermesi
Feshedilecek adi ortaklığın stoklarının işi terkten önce satış vb. yollarla tasfiye edilmesi halinde teslim bedeli üzerinden, stoklar tasfiye edilmemiş ise stok malların işletmeden çekilen değer olarak KDV Kanunu’nun 3/a maddesi gereğince emsal bedeli üzerinden KDV hesaplanarak dönem beyannamesinde beyan edilmesi gerekmekte olup, indirim konusu yapılamayan katma değer vergisi sonraki döneme devrolunacak KDV olarak kalacak, iade talep edilmesi veya ortaklar tarafından kendi adlarına verilecek KDV beyannamesinde ‘indirilecek KDV’ olarak beyan edilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Ancak adi ortaklık olarak mükellefiyetinizin terkin edildiği tarih itibariyle indirim yoluyla giderilemeyen vergi, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilecektir.
Buna göre, adi ortaklığın sona ermesi sonucunda, ortaklığa ait devreden KDV’nin hisseyi alan ortak tarafından indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır. (İstanbul VDB, 12.01.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-134 sayılı özelge)
4. Sonuç
1- Adi ortaklığın sona ermesi sonucunda, ortaklığa ait devreden KDV’nin ortaklar tarafından veya hisseyi alan ortak tarafından indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.
2- Adi ortaklık mükellefiyetinin terkin edildiği tarih itibariyle indirim yoluyla giderilemeyen vergi, gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilir.
3- Ortaklardan biri veya birkaçının hisselerinin diğer ortak veya ortaklara devredilmesi suretiyle ortaklığın sona ermesi halinde; devralan ortak veya ortakların kendi hisseleri ile satın aldıkları hisseler dikkate alınmaksızın, ortaklıkça, devralan ortak veya ortaklara teslim edilen toplam mal bedeli üzerinden KDV hesaplanır.
4-3 üncü maddede ortaklık tarafından düzenlenecek olan faturada ayrıca gösterilecek olan KDV, ilgili dönem işlemleri ile birlikte adi ortaklığın son beyannamesine dahil edilerek beyan edilir.
5-3 üncü maddede hesaplanan KDV devralan ortak veya ortaklar tarafından genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılabilir.
6-Ortaklık hissesi devri haricinde adi ortaklık tarafından ortaklara düzenlenen faaliyetle alakalı mal/hizmet faturalarında yer alan KDV’nin genel hükümler çerçevesinde indirimi mümkündür.

Bilal SIRÇA
Yeminli Mali Müşavir

https://niluferymm.com