Her zaman olduğu gibi bir yılın daha sonu yaklaşırken 2025 yılı sonuna kadar ya da yeni yılın ilk aylarında yerine getirmeleri gereken rutin dışı bazı yükümlülükleri abonelerimize hatırlatmak istedik. Bu kapsamda Sirkülerimizde aşağıdaki konulara değinilmiştir:

1) Teknoloji Geliştirme Bölgesi kazanç istisnasından ve Ar-Ge İndiriminden yararlanan işletmelerin 31.12.2025 tarihine kadar yapmaları gereken yatırımlar

2) e-Belgelere ve e-Deftere ilişkin yükümlülükler,

3) Fiziki defterlerin açılış ya da ara tasdik onay işlemleri

4) Ortaklar cari ve kasa hesapları için adat faizi hesaplanması ve fatura kesilmesi

5) Enflasyon Düzeltmesine ilişkin hazırlıkların başlatılması gereği hatırlatması

6) Bağımsız Denetçi firma seçimi

7) Beş puanlık Vergiye Uyumlu Mükellefler Vergi İndirimden yararlanma süresi

8) KDV iadelerinin talebinde bulunma süreleri

9) Transfer Fiyatlandırması Kapsamında Genel Rapor (Master File) yükümlülüğü

10) Ülke Bazlı Rapor’un (Cbcr) 31/12/2025 Tarihine Kadar BTRANS Sistemine Yüklenmesi yükümlülüğü

11) 2024 yılı Yerel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi beyanı

1) Teknoloji Geliştirme Bölgesi Kazanç İstisnasından ve Ar-Ge İndiriminden Yararlanan İşletmelerin 31.12.2025 Tarihine Kadar Yapmaları Gereken Yatırımlar

Hatırlanacağı üzere 7263 sayılı Kanunla 4691 sayılı Kanuna eklenen Ek Madde 3 ile; 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren yıllık beyanname üzerinden istisna edilen gelir veya kurumlar vergisi kazançları tutarı 1.000.000 Türk lirası ve üzerinde olan mükellefler tarafından, bu tutarın yüzde ikisi pasifte geçici bir hesaba aktarılması zorunluluğu getirilmiştir. Pasife aktarılması gereken tutar yükümlülüğü, yıllık bazda 20.000.000 Türk lirası ile sınırlı olacak şekilde belirlenmiştir.  Öte yandan 16 Aralık 2023 tarihli ve 7953 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere; 1.000.000 Türk Liralık tutar 2.000.000 TL’ye, yüzde 2 oranı %3’e ve 20.000.000 Türk Lirası tutarı 100.000.000 Türk Lirasına yükseltilmiştir.

Pasife aktarılan kısım, geçici hesabın oluştuğu yılın sonuna kadar Türkiye’de yerleşik girişimcilere yatırım yapmak üzere kurulmuş girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması veya girişim sermayesi yatırım ortaklıkları ya da bu Kanun kapsamındaki kuluçka merkezlerinde faaliyette bulunan diğer girişimcilere sermaye olarak konulacaktır. Bunun yapılmaması halinde bu Kanun kapsamında yıllık beyanname üzerinden istisna edilen kazançlar tutarının yüzde yirmisi için gelir ve kurumlar vergisi istisnasından yararlanılamayacaktır. Bu tutar nedeniyle zamanında alınmayan vergiler vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh edilecektir.

Buna göre; 2025 yılı kurumlar/gelir vergisi beyannamelerindeki Teknoloji Geliştirme Bölgesi Kazanç İstisnası ya da Ar-Ge İndirimi tutarı 2.000.000 TL Türk lirası ve üzerinde olan mükelleflerin, bu kazançlarının / indirim tutarlarının %3’ünü fon olarak ayırmaları ve fona ayırdıkları bu tutarı 31.12.2025 tarihine kadar Türkiye’de yerleşik girişimcilere yatırım yapmak üzere kurulmuş girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınmasında kullanmaları veya girişim sermayesi yatırım ortaklıkları ya da bu Kanun kapsamındaki kuluçka merkezlerinde faaliyette bulunan diğer girişimcilere sermaye olarak koymaları gerekmektedir. Fon büyüklükleri 100.000.000 Türk Lirasına ulaşanlar bu yükümlülükten muaf bulunmaktadırlar.

Örneğin 2024 yılına ilişkin olarak 2025/Nisan ayında verilen kurumlar vergisi beyannamesinde 5 Milyon TL tutarında Teknoloji Geliştirme Bölgelerinden Elde Edilen Kazançlar istisnası bulunan bir mükellef, istisna edilen kurumlar vergisi kazanç tutarı 2 Milyon TL’den fazla olduğundan, 5 Milyon TL’nin %3’ü olan 150 Bin TL’yi dönem kar-zararı hesabından geçmiş yıllar karları yerine, pasifte başka bir hesaba (örneğin 549- Özel Fonlar gibi) aktaracaktır. Bu tutarı 2025 yılının sonuna kadar Türkiye’de yerleşik girişimcilere yatırım yapmak üzere kurulmuş girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması veya girişim sermayesi yatırım ortaklıkları ya da kuluçka merkezlerinde faaliyette bulunan diğer girişimcilere sermaye olarak koymak zorundadır. Bunu yapmaz ise; istisnadan yararlanabileceği tutar 5 Milyon TL değil, [(5 M. TL – (5 M. TL*%20)] = 4 Milyon TL olacaktır.

Bu Kanunla yukarıdakine tamamıyla paralel bir düzenleme 5746 sayılı Kanunda da yapılmıştır. 5746 sayılı Kanunun 3.maddesine (14). fıkra olarak eklenen düzenlemenin 4691 sayılı Kanundaki düzenlemeden tek farklılığı, “istisna edilen gelir veya kurumlar vergisi kazancı” kavramı yerine 5746 sayılı Kanun uygulamasına paralel olarak “yıllık beyanname üzerinden yararlanılan Ar-Ge / tasarım indirimi” kavramının kullanılmış olmasıdır. Bunun dışında 4691 ve 5746 sayılı kanunlardaki düzenlemeler tamamıyla birebir aynıdır.

Bu nedenle 2025/Mart-Nisan aylarında verdikleri yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamesinde istisna edilen kazançları tutarı 2.000.000 Türk lirası ve üzerinde olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri tarafından, bu tutarın yüzde üçü 31.12.2025 tarihine kadar pasifte geçici bir hesaba aktarılmalıdır. Bu fıkra kapsamında aktarılması gereken tutar yükümlülüğü, yıllık bazda 100.000.000 Türk lirası ile sınırlıdır. Bu tutarın, geçici hesabın oluştuğu yılın (31.12.2025) sonuna kadar;

  1. Türkiye’de yerleşik girişimcilere yatırım yapmak üzere kurulmuş girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması
  2. Veya girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına sermaye olarak konulması
  3. Ya da Kanun kapsamındaki kuluçka merkezlerinde faaliyette bulunan diğer girişimcilere sermaye olarak konulması.

gerekmektedir.

Söz konusu tutarın 2025 yılının sonuna (31.12.2025 tarihine) kadar aktarılmaması durumunda, bu Kanun kapsamında yıllık beyanname üzerinden istisna edilen kazançlar tutarının yüzde yirmisi, ilgili yılda yararlanılan gelir ve kurumlar vergisi istisnasına konu edilemeyecektir. Bu tutar nedeniyle zamanında alınmayan vergiler vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh edilecektir.

2) Ortaklardan Alacaklar ve Yüksek Tutarlı Kasa Hesapları İçin Faiz Hesaplaması ve Fatura Düzenlemek

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yer almakta olan Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı düzenlemeleri uyarınca, Şirketlerin İlişkili Kişilere (ortaklarına, bizzat kendisinin ya da ortaklarının ortağı olduğu diğer şirketlere vb.) kullandırdığı şirket kaynakları (kullandırdığı paralar) için emsal faiz oranından faiz hesaplamak ve bunu KDV’de ekleyerek ilişkili kişiye fatura etmek zorundadır.

Uygulamada ilişkili kişilerle gerçekleşen nakit hareketleri 131/231 kodlu Ortaklar Cari, 136/236 kodlu Diğer Çeşitli Alacaklar ve yüksek tutarlı 100 kodlu Kasa hesaplarında muhasebeleştirilmektedir. Yıl içinde ilişkili kişilerle gerçekleşen nakit hareketleri nedeniyle sözü geçen muhasebe hesapları çalışan mükelleflerin, bu hesapların yıl sonu bakiyesi sıfır olsa dahi, 100/131/136/231/236 hesaplar için en azından yılda bir kez Aralık ayı sonunda faiz hesaplamaları ve bunu yine Aralık ayı sonunda ilişkili kişilere %20 KDV uygulayarak fatura etmeleri gerekmektedir.

Kanun faiz hesaplamasında esas alınacak oran konusunda “emsallere uygunluk ilkesine” uyulmasını istemektedir. Bu nedenle büromuzun esas alınacak faiz oranı konusundaki önerisi şu şekildedir:

2.1. Şirketin kendisi de bankalardan ya da diğer finansal kurumlardan kredi kullanmakta ise, faiz hesaplamasında bu kredilere uygulanan en yüksek faiz oranını (“İç Emsal”) esas almalıdır,

2.2. Şirketin kendisi bankalardan ya da diğer finansal kurumlardan kredi kullanmamakta ise, faiz hesaplamasında T.C. Merkez Bankası tarafından açıklanan Bankalarca Açılan Ticari Kredilere Uygulanan Ağırlıklı Ortalama Faiz Oranlarını (“Dış Emsal”) esas almalıdır. (Vergi Denetim Kurulu Danışma Komisyonu’nun 2022 yılındaki bir Kararında; Transfer  fiyatlandırması  incelemelerinde  mükellefin  ortaklarına  veya  ilişkili  kişilerine  para kullandırdığı durumlarda iç emsal yok ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından ilan edilen bankalarca açılan ticari kredilere uygulanan ağırlıklı ortalama faiz oranının, kullandırılan döviz cinsinin mezkûr ilanda yer almaması halinde ise bankalardan alınan faiz oranı bilgilerinin dış emsal olarak dikkate alınması gerekmektedir yönünde karar almıştır) Bu oranlar TCMB tarafından “Haftalık-Akım” ya “Aylık-Stok” şeklinde açıklanmaktadır. Büromuz “Haftalık-Akım” verisinin kullanılmasının emsallere uygunluk ilkesine daha uygun olduğunu düşünmektedir. Uygulanacak somut faiz oranı hususunda büromuzdan destek alınabilir.

Faiz hesaplamalarında, bu bağlantıdan ulaşılabilecek olan formun kullanılması mümkündür.

3) e-Belge ve e-Deftere İlk Defa Geçiş İşlemleri

3.1. e-Belgelere Geçiş

 Elektronik belgeler (e-Belgeler) ile ilgili düzenlemelerin tümünün bir araya toplandığı 509 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği  (“Tebliğ”)19 Ekim 2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Bu tebliğle e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-İrsaliye gibi elektronik belgelere (e-Belge) uygulamasına dâhil olma zorunluluğu getirilen mükelleflerin kapsamı genişletilmiştir. Sözü geçen Tebliğde daha sonra 526, 535 , 573 no’lu VUK tebliğleri ile değişiklikler yapılmıştır. 509 sıra nolu VUK Genel Tebliğinin en güncel şekline bu bağlantıdan ulaşılabilir. Sözü geçen tebliğle bazı mükellef grupları için e-belgelere zorunlu geçiş tarihi 2022 yılında elde ettikleri Brüt/Gayrisafi Satış Hasılatına kriterine bağlanmıştır. Buna göre; 2025 hesap dönemi brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) 3 Milyon TL ve üzeri olan mükelleflerin İlgili hesap dönemini izleyen 7’inci ayın başında (normal hesap dönemine sahip mükelleflerin 1 Temmuz 2026) günü bitimine kadar e-Belgelere geçişe ilişkin hazırlıklarını ve başvurularını tamamlamak suretiyle 1 Temmuz 2026 günü uygulamalara geçmiş olmaları gerekmektedir.

3.1. e-Deftere Geçiş

Elektronik defter (e-Defter) uygulamasına ilişkin Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 5)  (“Tebliğ”) 8.11.2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Bu tebliğle elektronik defterlere (e-Defter) uygulamasına dâhil olma zorunluluğu getirilen mükelleflerin kapsamı oldukça genişletilmiştir. Buna göre; bilanço esasına tabi tüm gelir ya da kurumlar vergisi mükellefleri 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren satış hasılatı tutarından bağımsız olarak e-Defter kapsamına alınmışlardır. Bu kapsamda;

3.1.1. 1/1/2025 tarihinden (bu tarih dâhil) itibaren bilanço esasına göre defter tutmak zorunda olan mükellefler ile bu tarihten itibaren (bu tarih dâhil) ihtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih eden mükellefler 1/1/2025 tarihinden (bu tarih dâhil) itibaren (Vergi Usul Kanununun 174 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında kendisine özel hesap dönemi tayin edilenler 2025 yılı içinde başlayan hesap dönemi başından itibaren),

3.1.2. 1/1/2025 tarihinden itibaren (bu tarih dâhil) yeni işe başlayan, yeniden işe başlayan, sınıf değiştiren, yeni bir mükellefiyete giren ve vergi muafiyeti kalkan mükelleflerden ihtiyari ya da zorunlu olarak bilanço esasına göre defter tutacaklar işe başlama, sınıf değiştirme, yeni mükellefiyete girme ve muaflıktan çıkma tarihinden itibaren

e-Defter uygulamasına geçmek zorundadırlar.

Bu itibarla, e-Belge ve e-Defter kapsamına 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren dahil olma zorunluluğu bulunan mükelleflerin 31.12.2025 tarihine kadar aşağıdaki işlemleri tamamlamış olmaları gerekmektedir;

(1) Gerçek kişi mükelleflerin Elektronik (e-) İmzaKurum niteliğindeki mükelleflerin ise http://mm.kamusm.gov.tr  internet sitesinden başvuru yaparak Mali Mühür temin etmeleri,

(2) Başvuru sırasında bilgi olarak talep edildiği için mükelleflerin e-Defter başvurusu yapmadan önce Maliye’den uyumluluk onayı almış bir e-Defter yazılımı (programı) temin etmeleri (uyumlu yazılımların listesi www.edefter.gov.tr internet sitesinde yer almaktadır)

(3) Takiben https://ebelge.gib.gov.tr/anasayfa.html  ve www.edefter.gov.tr internet sitelerinden elektronik ortamda e-Belge ve e-Defter başvurularını yapmaları gerekmektedir.

4) 2026 Yılında Kullanılacak Fiziki Defterlerin Açılış ve Kapanış Onay İşlemleri ile İşletme Muhasebesiyle İlgili Olmayan Ticari Defterlerin Elektronik Ortamda Tutulması

4.1. Fiziki defterler

Öteden beri faaliyetlerine devam etmekte olan ve Normal hesap dönemine (1.1.201X-31.12.201X) tabi mükellefler yönünden 2025 yılında tutulan defterlerin ara kapanış ile 2026 yılında fiziki ortamda tutulacak defterlerin açılış, ara (yeterli sayfası bulunması halinde 2025 yılında da kullanılacak olan 2024 yılı defterleri) onaylarına ilişkin tarihler şöyledir:

    Defterler2026 Yılında Kullanılacak Defterlerin Açılış Onayları (***)2025 Yılında Kullanılan Defterlerinin Kapanış Onayları
 İlk Defa (Yeni Defter) TasdikAra Tasdik (Mevcut Defterin Yeni Yılda da Kullanılmaya Devamı)
Yevmiye Defteri2026/Haziran
Kebir DefteriTabi değil
Envanter Defteri2025/Aralık2026/OcakTabi değil
Damga Vergisi (A.Ş. için zorunludur)2025/Aralık2026/OcakTabi değil
Yönetim Kurulu Karar Defteri (A.Ş. için)2025/Aralık2026/Ocak2026/Ocak
Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri (A.Ş. & Ltd. için) (*)2025/AralıkTabi değilTabi değil
Pay Defteri (A.Ş./ Ltd. için)2025/AralıkTabi değilTabi değil
Müdürler Kurulu Karar Defteri (Ltd. için) (**)2025/Aralık2026/Ocak2026/Ocak

(*) Limited şirketlerde öteden beri kullanılmakta olan Ortaklar Kurulu Karar Defterlerinde yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla, Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri olarak kullanılmaya devam olunabilir. (Ticari Defter Tebliği Geçici Madde -3/2)

(**) Müdürler Kurulu Karar Defteri’nin tutulması zorunlu değildir. Bu defteri tutmak istemeyenler; Limited şirkette aldıkları kararları Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defterine kaydetmek zorundadırlar. Limited şirketlerde müdür veya müdürler kurulunun şirket yönetimi ile ilgili olarak aldığı kararlar Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defterine kaydedilebileceği gibi ayrı bir Müdürler Kurulu Karar Defteri de tutulabilir. Müdürler Kurulu Karar Defterinin tutulması halinde açılış ve kapanış onayları dahil olmak üzere Yönetim Kurulu Karar Defterine ilişkin hükümler uygulanır. Kararların Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defterine kaydedilmesi halinde Ticari Defterler Tebliğinin 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hususların yazılması zorunludur. Ayrı bir Müdürler Kurulu Karar Defteri tutulması halinde müdür veya müdürler kurulu kararları Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defterine kaydedilemez.

(***) 2026 yılında ilk defa işe başlayacak olanların kuruluş sırasında ve kullanılmaya başlamadan önce defterlerin açılış onaylarını yaptırtmaları gerekmektedir (Günümüz uygulamasında yeni kurulan şirketler için sözü geçen defteler ticaret sicil memurlukları tarafından onaylı olarak verilmektedir. Ancak özellikle yevmiye ve kebir defterlerinin sayfa sayıları çok sınırlı olduğundan, kullanım durumuna göre yıl içinde ilave defter onayı yapılabileceği gözden kaçırılmamalıdır)

Ticari Defterlere İlişkin Tebliğinin açılış onayı yapılacak defterler ve onay zamanı başlıklı 13. maddesinin 1.fıkrasında; “…Açılış onaylarının noter tarafından yapıldığı hallerde ticaret sicili tasdiknamesinin noterce aranması zorunludur.” hükmüne yer verilmiştir.

Diğer taraftan, 27.1.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 16/6 maddesinde Sicil tasdiknamesi; tasdiknamede yer alan bilgilerde herhangi bir değişiklik olmadığı veya yenisi düzenlenmediği sürece geçerlidir.” hükmü yer almaktadır. Buna göre elinde sicil tasdiknamesi bulunanlardan, tasdiknamede yer alan bilgilerde herhangi bir değişiklik yapmasına gerek olmayanlar mevcut belgelerini notere ibraz edebileceklerdir.

Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, Ticaret Sicili Tasdiknamesi bulunmayan firmaların, ticaret sicil müdürlüklerinde oluşabilecek yoğunluğu dikkate alarak bu belgeyi geç kalmadan almaları faydalı olacaktır.

e-Defter kapsamında olan mükellefler yevmiye ve defter-i kebir dışındaki defterler yönünden bu bölümde yer almakta olan düzenlemelere tabidirler.

 4.2. Elektronik ticari defterler

“İşletmenin Muhasebesiyle İlgili Olmayan Ticari Defterlerin Elektronik Ortamda Tutulması Hakkında Tebliğ” 14/2/2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış olup, Tebliğin 5/(1) maddesinde belirtilen (a) 1/1/2026 tarihinden itibaren kuruluşu ticaret siciline tescil edilen şirketlerin b) Kuruluş ve esas sözleşme değişikliği Ticaret Bakanlığı iznine tabi anonim şirketlerin 1 Eylül 2025 günü tarihinden itibaren; pay defteri, yönetim kurulu karar defteri, müdürler kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterini elektronik ortamda tutmaları zorunlu hale getirilmiş bulunmaktadır. Takiben 20 Eylül 2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmış olan İşletmenin Muhasebesiyle İlgili Olmayan Ticari Defterlerin Elektronik Ortamda Tutulması Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile ise sözü geçen şirketlerin Yönetim Kurulu Karar Defterinin fiziki olarak tutulabilmesine olanak sağlanmış bulunmaktadır. Konuya ilişkin detaylara 2025/37 nolu Sirkülerimizde ve 2025/48 nolu Sirkülerimizde yer almaktadır. Özetle;

4.1. 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren yeni kurulan şirketlerin kuruldukları an itibari ile ETDS’yi kullanma yükümlülükleri başlayacaktır. Bu işletmeler pay defteri, müdürler kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterini fiziki olarak tutamayacaklardır. Elektronik ortamda tutmaları gerekmektedir.

4.2. 1 Temmuz 2025 tarihi itibariyle Esas Sözleşme Değişikliği Bakanlığın iznine tabi statüsünde bulunan şirketler (- SPK tabi şirketler,- Holdingler , – Bankalar , – Finansal Kiralama Şirketleri , – Faktoring Şirketleri ,- Tüketici finansmanı ve kart hizmetleri şirketleri , – Varlık yönetim şirketleri , – Sigorta şirketleri , – Döviz büfeleri , – Umumi mağazacılık şirketleri , – Lisanslı Tarım depoları , – Bağımsız denetim şirketleri , – Gözetim Şirketleri , – Teknoloji geliştirme bölgesi yönetici şirketleri , – Serbest bölge Yönetici şirketleri) 31 Ağustos 2025 tarihi itibariyle ETDS’ye kaydolmuş ve Sistemi kullanmaya  zorunlu olarak başlamışlardır.

Öte yandan 2 Temmuz 2025 ile 31 Aralık 2025 tarihleri arasında yukarıda belirtilen statülerden herhangi birisine yeni sahip olacak şirketlerin de 2 ay içerisinde Sistem’e dahil olmaları gerekmektedir. Örneğin 15 Kasım 2025 günü halka açılmak suretiyle SPK tabi hale gelen bir şirketin 2 ay içerisinde yani 15 Ocak 2026 tarihine kadar ETDS’ye dahil olması gerekmektedir.

5) Beş Puanlık Vergiye Uyumlu Mükellefler Vergi İndirimden Yararlanma Süresi

Türk vergi mevzuatında 2018 yılından itibaren mükelleflerin lehine olarak vergisini düzenli olarak beyan edip ödeyenleri ödüllendiren ve onların vergiye gönüllü uyumunu artıran bir düzenleme bulunmaktadır. Bu, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda mükerrer 121’inci maddesinde yer alan ve verginin tahakkuku aşamasında dikkate alınan “Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi” uygulamasıdır.

Yasal düzenlemedeki şartları sağlayan (konumuz bu olmadığı için bu şartlara burada değinilmeyecektir) mükelleflere yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde tahakkuk eden gelir/kurumlar vergisinin %5’i oranında vergi indirimi sağlanmaktadır.

İndirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutar, bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilere mahsup edilebilmektedir.

Örneğin 2024 yılına ilişkin olarak 2025/Nisan ayında verilen kurumlar vergisi beyannamesinde, 400.000 TL ödenmesi gereken kurumlar vergisinden, ödevli kurumun 500.000 TL vergi indirim hakkı olması durumunda, geriye kalan 100.000 TL’lik vergi indiriminden kalan bu tutarı, 2024 hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içerisinde (01.05.2025 tarihinden 30.04.2026 tarihine kadar), mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden (KDV, MPHB, geçici vergi vb.) mahsup edilebilecektir. Bu süre hak düşürücü bir süre olup süre geçtikten sonra mahsup etme imkânı ortadan kalkmaktadır.

Buna göre mükelleflerin 2025 yılında verilen gelir/kurumlar vergisi beyannamelerinde bulunan vergi indirimi mahsup haklarını 30.04.2026 tarihinden önce kullanmaları (mahsup talep dilekçelerini bu tarihten önce vermeleri) gerekmektedir. Süre geçtikten sonra mahsup etme imkânı ortadan kalkmaktadır.

6) KDV İadesinden Yararlanılabilmesi İçin İade Talebinde Bulunulabilecek Sürelerin Bir Kısmı Yıl Sonunda Ya da Daha Önceki Bir Tarihte Dolmaktadır

6.1. İndirimli orana tabi işlemlerden kaynaklanan KDV iadesi talep süresi

Mükelleflerin indirimli orana (%1, %10) tabi işlemlerden kaynaklanan ve 2024 yılı içinde mahsuben iade edilmeyen verginin mahsuben ya da nakden iadesinin 2025 yılının Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine ait 1 No.lu KDV Beyannamelerinden herhangi birisi ile beyan edilmesi gerekmektedir. Buna göre mükelleflerin indirimli orana tabi işlemlerden kaynaklanan ve 2024 yılı içinde mahsuben iade edilmeyen verginin iadesi için en geç 28 Aralık 2025 tarihinde verilmesi gereken 2025/Kasım dönemi KDV beyannamesi ile talepte bulunmaları ve indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın sonuna kadar standart iade talep dilekçesiyle birlikte iade talepleri için Tebliğ’in ilgili bölümlerinde sayılan belgelerle (teminatla talep edilen iadelerde teminat dahil) vergi dairelerine başvurmaları gerekmektedir. İşlemin yapıldığı yılı izleyen yıl aşıldıktan sonra düzeltme yoluyla iade talep edilmesi mümkün değildir.

Buna göre, 2024 takvim yılında indirimli orana tabi işlemleri bulunan ve bu işlemleri nedeniyle yüklenmiş oldukları vergiler için iade talebinde bulunmayı planlayan mükelleflerin 31.12.2025 tarihine kadar aşağıdaki şekilde başvuru yapmaları gerekmektedir:

6.1.1. KDV beyannamelerinin ilgili satırına bugüne kadar herhangi bir rakam yazılmamış olması durumunda süresinde verilecek Kasım dönemi beyannamesinin (veya 31.12.2025 tarihine kadar, talep edilen iade tutarını artırıcı düzeltme beyannamelerinin) indirimli orana tabi işlemlerin beyan edildiği satırına iade tutarı yazılmalıdır.

6.1.2. Tebliğ’in ilgili bölümünde belirlenmiş olan iade talebinde aranacak belgeler (İndirim KDV Listesi, Yüklenim KDV Listesi, Satış Faturaları Listesi, Hesaplama Tablosu, teminatla iade talebi var ise Teminat Mektubu) aynı süre içerisinde eksiksiz olarak elektronik ortamda veya kâğıt ortamında vergi dairesine sunulmalıdır.

6.1.3. İadesi talep edilen tutarın tamamını kapsayan “Standart İade Talep Dilekçesi” 31.12.2025 tarihine kadar internet vergi dairesi sisteminden oluşturulmalıdır.

6.2. Tam istisna kapsamındaki işlemlere ilişkin iade talep süresi

KDV Kanunu’nun 32’nci maddesine göre, iade talebinin, iade hakkı doğuran işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar yapılması zorunludur. Buna göre, tam istisna kapsamındaki işlemlere ilişkin iade talebinde bulunacak mükelleflerin, istisnaya tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar ilgili dönem beyannamelerinde istisnaya ilişkin yüklenilen KDV satırını doldurmaları ve en geç bu süre içinde standart iade talep dilekçesiyle birlikte iade talepleri için vergi dairelerine başvurmaları gerekmektedir.

Bu sürelere uygun olarak YMM KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen iadelerde, söz konusu YMM Raporunun, istisnaya tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonundan itibaren altı ay içinde ibraz edilmesi zorunludur. Bu süre içinde YMM Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi incelemeye sevk edilecektir. İade talep süresinin dolmasından sonra, geçmiş dönemler için düzeltme beyannamesi verilmek ve/veya standart iade talep dilekçesi ve ilgili belgeler ibraz edilmek suretiyle iade talep edilmesi mümkün değildir. Bu kapsamda 2023 yılında tam istisna kapsamındaki işlemlerden doğan KDV iade talepleri için 2025 yılı sonuna kadar, ilgili dönem beyannamelerinde istisnaya ilişkin yüklenilen KDV satırının doldurulması ve en geç bu süre içinde standart iade talep dilekçesiyle birlikte iade talepleri için Tebliğin ilgili bölümlerinde sayılan belgelerle vergi dairelerine başvurulması gerekmektedir.

6.3. Kısmi tevkifat uygulanan işlemlere ilişkin iade talep süresi

KDV Kanunu’nun 9’uncu maddesi kapsamındaki kısmi tevkifat uygulanan işlemlerine ilişkin iade taleplerinin, tevkifata tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar ilgili dönem beyannamelerinde iadeye konu olan KDV alanında beyan edilmesi ve en geç bu süre içinde standart iade talep dilekçesiyle birlikte iade talepleri için Tebliğin ilgili bölümlerinde sayılan belgelerle vergi dairelerine başvurulması gerekmektedir.

YMM KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen iadelerde, söz konusu YMM Raporunun, tevkifata tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonundan itibaren altı ay içinde ibrazı zorunludur. Bu süre içinde YMM Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi incelemeye sevk edilir. İade talep süresinin dolmasından sonra, geçmiş dönemler için düzeltme beyannamesi verilmek suretiyle ve/veya standart iade talep dilekçesi ve ilgili belgeler ibraz edilmek suretiyle iade talep edilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Bu kapsamda, 2023 yılında kısmi tevkifat kapsamındaki işlemlerden doğan KDV iade talepleri için 2025 yılı sonuna kadar, ilgili dönem beyannamelerinde iadeye konu olan KDV alanında beyan edilmesi ve en geç bu süre içinde standart iade talep dilekçesiyle birlikte iade talepleri için Tebliğin ilgili bölümlerinde sayılan belgelerle vergi dairelerine başvurulması gerekmektedir.

7) Enflasyon Düzeltmesine İlişkin Hazırlıkların Şimdiden Başlatılması Öneriyoruz

Son anda (erteleme ya da uygulamanın tümden kaldırılması yönünde) yasal bir değişiklik gerçekleşmez ise, VUK’nun enflasyon düzeltmesini düzenleyen mükerrer 298’inci maddesinin (A) fıkrası ve Geçici 33’inci maddesi uyarınca; genel olarak kurumlar vergisi mükellefleri ile bilanço esasına tabi gelir vergisi mükellefleri 31.12.2025 tarihli bilançolarındaki Parasal Olmayan varlıklarını ve kaynaklarını enflasyon düzeltmesine tabi tutacaklardır.

Bilindiği üzere 6 Şubat 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 582)  uyarınca; Kapsam dâhilinde olan mükelleflerce 2025 hesap döneminin birinci, ikinci ve üçüncü geçici vergi dönemleri sonu itibarıyla, enflasyon düzeltmesi şartları gerçekleşmiş olmakla birlikte enflasyon düzeltmesi yapılmamıştır. Kapsama giren tüm mükelleflerce münhasıran 2025 hesap dönemi sonuna ait bilançolarda (213 sayılı Kanunun 174 üncü maddesi kapsamında kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2025 takvim yılı içinde başlayan hesap dönemi sonuna ait bilançolarda) enflasyon düzeltmesi yapılacaktır.

2025 yılı geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesi yapılmamış olması nedeniyle mükelleflerin bu konuda bazı aksiyonlar almaları ve hazırlıklar yapmaları gerekmektedir. Enflasyon düzeltmesi ilişkin olarak önceden yapılması gereken hazırlıklar oldukça kapsamlı olup, aceleye getirilmemesi gerekmektedir.

Enflasyon Düzeltmesinde taşınmazlar, amortismana tabi diğer iktisadi kıymetler, sermaye, yedekler, avanslar, depozitolar, peşin ödenmiş giderler gibi parasal olmayan kıymetler bir anlamda YD’ye tabi tutulacaktır. Enflasyon düzeltmesinin işletmenizin lehine sonuç doğurabilmesini ve hatasız olarak bu işlemi yapılabilmesini temin etmek için alınması gereken bazı aksiyonlar ile yapılması gereken bazı hazırlıklar şu şekilde özetlemek mümkündür.

(1) Enflasyon düzeltmesinin en belirleyici unsurlarından bir tanesi parasal olmayan bilanço hesaplarının iktisap ile oluşma tarihlerinin ve değerlerinin saptanmasıdır. Bu nedenle;

  1. a) İşletmenin taşınmazları ile amortismana tabi diğer iktisadi değerlerinin (makine, taşıt araçları, demirbaşlar, ar-ge, haklar vb.) iktisap tarihlerini, iktisap bedellerini ve birikmiş amortisman tutarlarını gösteren bir çalışma yapılmalıdır.
  2. b) Sermayenin hangi tarihlerde arttırıldığı ve artırım kaynakları (nakden, yedeklerden, ortaklara borçlardan vb.) ticaret sicil gazetelerinden tek tek saptanmalıdır.
  3. c) Olağanüstü ve yasal yedekler ile diğer fonların oluşma tarihleri ile tutarları ayrı ayrı saptanmalıdır.
  4. d) Parasal olamayan sipariş avansları, depozitolar gibi bilanço hesaplarının alınma, verilme, kapanma tarihleri saptanmalıdır.
  5. d) Stoklar, duran varlıklar gibi bilanço kalemlerinin düzeltilmesinde, kıymetin maliyet bedeline dahil olan finansman maliyetlerinin reel olmayan kısımları elimine edilecektir. Bu nedenle, bu tür varlıkların bünyesinde aktifleştirilmiş bulunan finansman maliyetlerinin olup olmadı, var ise tutarları ve hangi tarihlerde aktifleştirildikleri saptanmalıdır.

(2) Enflasyon düzeltmesi temel olarak öz kaynakları kuvvetli işletmelerde vergi azaltıcı, buna karşın borçlanma ile finanse edilen işletmelerde ise vergi arttırıcı etki yapmaktadır. Bu nedenle firmaların 2026 yılı vergisi açısından; gerekir ise bazı varlıkları elden çıkarmak, nakit sermaye artırımı yapmak gibi öz sermayeyi artırıcı önlemeleri gündemlerine alarak, vakit geçirmeden bu konuda aksiyon almaları lehlerine olacaktır.

(3) Stokların “Toplulaştırılmış Yöntemler” ile saptanacak katsayılar ya da Düzeltme Tarihini İçeren Düzeltme Katsayısı ile düzeltilmesi mümkündür. Bu konuda önceden projeksiyon çalışmaları yaparak stok devir hızı düşük olan stoklar için 31.12.2025 tarihli stok değerini minimize edecek yöntemi tespit etmeleri 2025 yılındaki vergi etkisi yönünden kendi lehlerine olabilecektir.

Yukarıda çok özet değindiğimiz enflasyon düzeltmesi olgusu dahi bu konuda ciddi hazırlıklar yapılması, daha önemlisi geç kalınmadan alınacak bazı önlemler ile enflasyon düzeltmesinin yaratacağı vergi etkisinin işletme lehine çevrilebileceği anlaşılmaktadır. Geç kalmış olmanın yaratacağı olumsuz etkileri bertaraf etmek için bu konuda bugünden itibaren çalışılması, önceden bazı projeksiyon çalışmaları yapılması gerekmektedir.

8) Bağımsız Denetime İlişkin Yükümlülükler

Hasılat, aktif büyüklüğü ve/veya çalışan sayısı ölçütlerine bağlı olarak 2024 yılında bağımsız denetim kapsamında olan şirketlerin en geç 31.12.2025 tarihine kadar bağımsız denetim yaptırmış ve bağımsız denetim raporlarının bu tarihe kadar Kamu Gözetimi Kurumu internet adresine yüklenmiş olması gerekmektedir.

Öte yandan yine hasılat, aktif büyüklüğü ve/veya çalışan sayısı ölçütlerine bağlı olarak 2025 yılında bağımsız denetim kapsamında olacak olan şirketlerin en geç 31.12.2025 tarihine kadar genel kurul kararıyla denetçilerini belirlemiş olmaları gerekmektedir.

6102 sayılı TTK’nin 399’uncu maddesi uyarınca, Denetçi, şirket genel kurulunca; topluluk denetçisi, ana şirketin genel kurulunca seçilir. Denetçinin, her faaliyet dönemi ve herhâlde görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bitmeden seçilmesi şarttır. Seçimden sonra, yönetim kurulu, gecikmeksizin denetleme görevini hangi denetçiye verdiğini ticaret siciline tescil ettirir ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile internet sitesinde ilan eder.

Buna göre, Genel Ölçütlere göre 2025 yılında bağımsız denetim kapsamına giren bir şirketin denetçisi (Kamu Gözetimi Kurumu denetçi listesinde yer almakta olan bağımsız denetim kuruluşu ya da bireysel denetçi), şirket genel kurulunca, topluluk denetçisi ise, ana şirketin genel kurulunca 31.12.2025 tarihine kadar yani faaliyet dönemi bitmeden seçilmek zorundadır. Yani şirket genel kurulları denetçiyi yılsonuna kadar seçebileceklerdir. 31.12.2025 tarihine kadar seçilecek olan denetçiler 2025 dönemi için seçilecektir. İzleyen dönemler için de denetçiler genel kurullarca dönem sonuna kadar seçilebilecektir. (Genel uygulamada yukarıdaki “Denetçinin …..ve herhâlde görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bitmeden seçilmesi şarttır” düzenlemesinden yararlanılarak Denetçi seçiminin ilgili yıl kapandıktan sonra yani 2025 yılı için 2026 yılında yapıldığı görülmektedir. Ancak bu durumda bağımsız denetim kuruluşları dönem sonu stok sayımlarına katılamadıklarından, bu konuda şartlı görüş vermek durumunda kalmaktadırlar)

1 Ocak 2025 tarihinden itibaren geçerli olacak bağımsız denetim eşikleri 1 Mayıs 2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmış olan BBağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar (Karar Sayısı: 9774) ile yeniden belirlenmiştir. Bu konuda 2025/25 sayılı sirkülerimizde ayrıntılı açıklamalar yapılmış bulunmaktadır.

Öteden beri olageldiği üzere bağımsız denetime tabi olacak şirketlerin iki başlık altında sınıflandırılmıştır.

  1. Herhangi bir ölçüte bağlı olmaksızın I sayılı listede sayılan şirketler (bakınız CK madde 3/a)
  2. Net satış hasılatı, aktif toplamı ve çalışan sayısı eşik değerlerinin en az ikisini art arda iki hesap döneminde aşan diğer şirketler. Bunlarda kendi içinde üçe ayrılmaktadır.

(1) Hisse senetleri Borsa’da işlem görmeyen ancak 6362 sayılı SPK Kanunu gereğince halka açık sayılan şirketler için eşik değerler (bakınız CK madde 3/b-1)

(2) CK’nın eki II sayılı Listede yer alan şirketler (Yurt çapında gazete yayınlayan şirketler vb.) (bakınız CK madde 3/b-2)

(3) Yukarıdaki (1) ve (2) numaralı bentler dışında kalan şirketler (Genel Ölçütlere tabi şirketler) (bakınız CK madde 3/b-3)

Genel ölçütler şöyledir.

Eşikler1.1.2025 Tarihinde Yürürlüğe Giren Eşikler31.12.2024 Tarihine Kadar Geçerli Eşikler
Aktif toplamı300 Milyon TL ve üstü150 Milyon TL ve üstü
Net satış hasılatı600 Milyon TL ve üstü300 Milyon TL ve üstü
Çalışan sayısı150 Kişi ve üstü150 Kişi ve üstü

Eşik değerlerin aşılıp aşılmadığının belirlenmesinde; aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı bakımından şirketin tabi olduğu mevzuat uyarınca hazırlanmış olan son iki yıla ait finansal tablolar, çalışan sayısı bakımından ise son iki yıla ait ortalama çalışan sayısı esas alınır.

Eşik değerlerin aşılıp aşılmadığının belirlenmesinde şirketler bağlı ortaklık ve İştirakleriyle birlikte dikkate alınır. Bağlı ortaklıkları ve iştirakleri bulunan şirketlerde; aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı bakımından ana ortaklık ve bağlı ortaklığa ait finansal tablolarda yer alan kalemlerin toplamı (varsa grup içi işlemler yok edilir), çalışan sayısı bakımından ise ana ortaklık ve bağlı ortaklığın son iki yıla ait ortalama çalışan sayılarının toplamı dikkate alınır. İştirakler açısından, iştirake ait söz konusu kalemler şirketin iştirakteki hissesi oranında dikkate alınır.

Eşik değerleri aştığı için bağımsız denetime tabi olan şirket, art arda iki hesap döneminde üç ölçütten en az ikisine ait eşik değerlerin altında kaldığı ya da bir hesap döneminde bu ölçütlerden en az ikisine ait eşik değerlerin yüzde 20 veya daha fazla oranda altında kaldığı takdirde müteakip hesap döneminden itibaren bağımsız denetim kapsamından çıkar.

2022202320242024 Hesap Dönemi İçin BD’ye Tabi Olup Olmadığı (2022-23 verileri geçerli)2025 Hesap Dönemi İçin BD’ye Tabi Olup Olmadığı (2023-24 verileri geçerli)
Aktif toplamı (Milyon TL) (1)503203802022 ve 2023 yıllarında 3 eşikten en az ikisi aşılmamış (2022: 1 – 2023: 2) olduğundan BD’ye TABİ DEĞİL2023-2024 hesap döneminde üç ölçütten en az ikisinde eşik değerler aşılmış (2023: 2-2024: 2) olduğundan 2025 yılında BD’ye TABİDİR.
Net satış hasılatı (Milyon TL) (2)350450290
Çalışan sayısı (Kişi) (3)140155155

Ayrıca SPK kapsamında faaliyette bulunan (halka açık) şirketlerde denetçi seçiminin SPK düzenlemelerine tabi olduğunu ve farklılık arz ettiğini belirtmek isteriz.

9) Transfer Fiyatlandırması Kapsamında Genel Rapor (Master File) Yükümlülüğü

2024 yılı hesap dönemine ilişkin Transfer Fiyatlandırması Genel Raporunun (Master file) 31.12.2025 tarihine kadar hazırlanması gerekmektedir. Söz konusu rapor Vergi İdaresince veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca istenmesi durumunda ibraz edilecektir.

Genel Rapor; grup yapısı, işlevler, riskler, transfer fiyatlandırması politikaları ve finansal bilgiler gibi unsurları içeren, grup düzeyinde hazırlanması gereken dosyadır.

Genel Rapor, çok uluslu işletmeler grubuna bağlı ve bir önceki hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi ekinde yer alan bilançodaki aktif toplamı ile gelir tablosundaki net satış hasılatının her ikisi de 500 milyon TL ve üzerinde olan kurumlar vergisi mükellefleri tarafından hazırlanmaktadır. Söz konusu rapor Vergi İdaresince veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca istenmesi durumunda ibraz edilecektir.

Rapor, ilgili hesap döneminin bitimini izleyen 12. ayın sonuna kadar hazırlanmalıdır. Buna göre 2024 yılı hesap dönemine ilişkin Genel Raporun 31.12.2025 tarihine kadar hazırlanması gerekmektedir.

Yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda mükellefler hakkında Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesinde yazılı özel usulsüzlük hükümleri uygulanacaktır.

Transfer fiyatlandırmasına ilişkin belgelendirme yükümlülüklerinin tam ve zamanında yerine getirilmiş olması kaydıyla, örtülü olarak dağıtılan kazanç nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmemiş veya eksik tahakkuk ettirilmiş vergiler için vergi ziyaı cezası %50 indirimli olarak uygulanmaktadır. Bu yönüyle Raporun hazırlanmış olması önemlidir.

10) Ülke Bazlı Raporun (Cbcr) 31 Aralık 2025 Tarihine Kadar BTRANS Sistemine Yüklenmesi Gerekmektedir

25 Şubat 2020 tarihinde yayımlanan “Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 2151 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı” ile Ülke Bazlı Raporlama yükümlülüğü Türk Vergi Mevzuatına girmiştir.

Buna göre, raporlanan hesap döneminden bir önceki hesap döneminin konsolide finansal tablolarına göre toplam konsolide grup hasılatı 750 milyon Avro ve üzerinde olan çok uluslu işletmeler grubunun Türkiye’de mukim nihai ana işletmesi veya vekil işletmesi, raporlanan hesap döneminden sonraki on ikinci ayın sonuna kadar Ülke Bazlı Rapor’u (Country-by-Country Report / CbCR) hazırlayıp elektronik ortamda Gelir İdaresi’ne sunacaktır.

Ülke Bazlı Rapor’un işleyiş mantığına göre, nihai ana işletmeler (veya vekil işletmeler) Ülke Bazlı Rapor’u sadece kendi ülkelerinin maliye idarelerine sunacaklar, gruba bağlı diğer şirketlerin bulundukları ülkelerde ise Ülke Bazlı Rapor sunulmayacak; sadece grubun Ülke Bazlı Rapor’unun hangi ülkede verileceğine dair bir bildirim verilecektir. Daha sonrasında ise, Ülke Bazlı Rapor sunulan maliye idaresi kendisinde yer alan raporu gruba bağlı diğer ülkelerin maliye idareleri ile paylaşacaktır. Dolayısıyla Ülke Bazlı Rapora ilişkin bilgi paylaşımı şirketler vasıtasıyla değil; maliye idarelerinin raporu birbirleri ile doğrudan paylaşması şeklinde olacaktır.

Maliye idarelerinin raporu kendi aralarında paylaşması için de ülkeler arasında Yetkili Makam Anlaşması (Competent Authority Agreement) imzalanmış olması gerekmektedir. Yetkili Makam Anlaşması yoksa, idareler arasında Ülke Bazlı Rapor paylaşımı da yapılamayacaktır.

Örneğin, 31.12.2022 tarihi itibari ile konsolide grup hasılatı 750 milyon Avro ve üzerinde olan çok uluslu işletmeler grubunun ana işletmesinin mukim olduğu ülke idaresi ile Türkiye arasında Yetkili Makam Anlaşması kapsamında rapor değişiminin başlamaması durumunda, Türkiye’de yer alan grup şirketinin Türkiye’de de ayrıca Ülke Bazlı Rapor sunması gerekebilecektir.

Ya da konsolide grup hasılatı 750 milyon Avro ve üzerinde olan çok uluslu işletmeler grubunun nihai ana işletmesinin Türkiye’de olması durumunda, gruba bağlı şirketlerin bulunduğu ve Türkiye’nin bilgi değişimi başlatmamış olduğu ülkelerde de ayrıca Ülke Bazlı Rapor verilmesi gerekebilecektir.

Türkiye “Ülke Bazlı Raporların Değişimine İlişkin Çok Taraflı Yetkili Makam Anlaşması”nı (Yetkili Makam Anlaşması) 30 Aralık 2019 tarihinde imzalamıştır. 01 Ekim 2020 tarih ve 31261 saylı (Mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanan 3038 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile de Yetkili Makam Anlaşması Cumhurbaşkanınca onaylanmıştır. Bu şekilde Türkiye’nin Ülke Bazlı Rapor’u diğer ülkeler ile paylaşmasının yolu açılmış olmaktadır. Bu ülkelerin takibi OECD’nin sitesinden yapılabilmektedir.

Ülke bazlı rapor, 3 tablodan oluşmakta ve tablolar aşağıdaki bilgileri içermektedir:
Bildirim formu, şu bölümlerden oluşmaktadır:

Giriş:

  • Bildirimin ait olduğu hesap dönemi bilgisi,
  • ÇUİ grubunun adı,
  • Bir önceki hesap dönemine ait konsolide grup geliri,
  • Gerekiyorsa, “Açıklama” kısmına kısa bilgi notları.

Bölüm 1 – Nihai Ana İşletme/Vekil İşletme Bilgileri

Aşağıdaki bilgiler girilir:

  • Unvan (Ticaret Sicil Gazetesindeki şekliyle),
  • Mukim olunan ülke ve ülke kodu,
  • Tam adres,
  • Vergi kimlik numarası (veya TIN/ID).

Aşağıdaki iki sorudan herhangi birine “Hayır” yanıtı verilirse, Bölüm 2 doldurulmalıdır:

  • Nihai ana işletmenin/vekil işletmenin mukim olduğu ülkede, ülke bazlı raporlamaya ilişkin zorunluluk var mı?
  • Nihai ana işletmenin/vekil işletmenin mukim olduğu ülkede, İdare ile ülke bazlı rapor bilgilerinin paylaşımına ilişkin yürürlükte bir yetkili makam anlaşması var mı?

Ayrıca, yukarıdaki sorulardan birine veya her ikisine de “Hayır” cevabı verilmesi Bildirim Formunun yanı sıra raporlanacak hesap dönemine ilişkin ülke bazlı raporun da İdareye sunulması anlamına gelmektedir.)

Bölüm 2 – İdareye Ülke Bazlı Raporu Sunacak İşletme Bilgileri

(Eğer Bölüm 1’de “Hayır” işaretlendiyse doldurulması gerekir.)

Raporlayan işletme nihai ana işletme değilse:

  • Unvan,
  • Tam adres,
  • Vergi dairesi ve vergi kimlik numarası.

Ülke bazlı rapora ilişkin yukarıdaki şekilde düzenlenen tablolar, Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi Transfer Sistemi (BTRANS) uygulamasında yer alan açıklamalar doğrultusunda doldurulmakta ve elektronik ortamda xml formatında gönderilmektedir. Gönderim için Başkanlığın www.gib.gov.tr internet adresinde yer alan Bilgi Transfer Sistemi (BTRANS) uygulaması kullanılmaktadır. Mükelleflerin, BTRANS ile veri gönderebilmeleri için öncelikle kullanıcı kodu, şifre ve parola almaları gerekmektedir.

11) 2024 yılı Yerel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi Beyanı

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen “Yerel ve Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi” düzenlemesi kapsamında; Hesap dönemi takvim yılı olan mükelleflerin, 2024 yılına ilişkin Yerel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi (Yerel ATV) beyannamelerini 1 – 31 Aralık 2025 tarihleri arasında bağlı oldukları vergi dairesine vermeleri gerekmektedir. (GİB internet sitesinde 2.12.2025 tarihinde yayımlanan 193 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile 31 Aralık 2025 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2024 hesap dönemine ilişkin Yerel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 15 Ocak 2026 Perşembe günü sonuna kadar uzatılmıştır.)

Yerel ATV, çok uluslu işletme gruplarının Türkiye’de yerleşik bağlı işletmeleri tarafından beyan edilir ve beyan üzerine tarh olunur. Bu kapsamdaki grupların tamamının Türkiye’de beyanname vermesi beklenmektedir. Grup adına yetkilendirilen Türkiye’de yerleşik bağlı işletmenin verginin tamamını kendi adına beyan edip ödemesi gerekmektedir. Aksi halde aynı gruba bağlı diğer mükelleflerin müştereken ve müteselsilen sorumluluğu devam edecektir.

Beyanname ve eklerinin şekil ve içeriği ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Hazine ve Maliye Bakanlığı’na ait olup, beyannamenin şekil ve içeriğine ilişkin detaylar netleşmeye başlamıştır. Yerel ATV beyannamesinin elektronik ortamda (e-beyan sistemi üzerinden) beyan edilmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda 2 Aralık 2025 tarihinde Digital Vergi Dairesinde Yerel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi Beyannamesi e-Beyan Test Ortamında Uygulamaya Açıldığına ilişkin bir duyuru yayınlanmıştır. Duyuru metni aynen aşağıdaki gibidir.

7524 sayılı Kanun ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen Beşinci Kısım çerçevesinde, Yerel ve Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi yürürlüğe girmiştir.

Bu amaçla hazırlanan “Yerel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi Beyannamesi” mükelleflerimizin ve meslek mensuplarımızın veri girişi ve hesaplama süreçlerini deneyimleyebilmeleri amacıyla yeni “e-Beyan Test” sisteminde uygulamaya açılmıştır.

Nihai ana işletmesinin konsolide finansal tablosundaki yıllık konsolide hasılatı, gelirin raporlandığı hesap döneminden önceki dört hesap döneminin en az ikisinde 750 milyon Avro karşılığı Türk lirası sınırını geçen çok uluslu işletme grupları, yerel ve küresel ATV uygulaması kapsamına girmektedirBeyannamenin mükellefleri çok uluslu işletme gruplarına bağlı ve Türkiye’de yerleşik olan bağlı işletmeler ile iş ortaklıklarıdır. Beyan yükümlülüğünün yerine getirilmesi için çok uluslu işletme grubu tarafından Türkiye’de yerleşik grup üyesi bağlı işletmelerden birinin yetkilendirilmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda yetkilendirilen işletmelerin, ilgili beyannameyi test edebilmeleri için kurumlar vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairesi müdürlüklerinde kendi adlarına “0063 – Yerel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi” mükellefiyeti tesis ettirmeleri gerekmektedir.

Mükellefiyetini tesis ettirmiş olan kullanıcılar, Dijital Vergi Dairesi’ne mevcut kullanıcı kodu ve şifreleri vasıtasıyla giriş yaptıktan sonra, “e-Beyan Test” modülüne erişim sağlayarak ilgili beyannameyi test amacıyla kullanma imkânı bulacaklardır. Bu süreçte, mükelleflerimiz ve meslek mensuplarımız, mevzuata ve beyannameye ilişkin sorularını veya önerilerini GloBE@gelirler.gov.tr  elektronik posta adresine iletebilirler.

narconcomtr

Saygılarımızla.

NARCON YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.