
ÖRNEK OLAY: KKDF’ye tabi bir eşyanın ithalatı sırasında, ödeme şeklini kabul kredili vesaik mukabili olarak beyan ettik ve banka yazısını da muayene memuruna gösterdik. Beyanname kapandı, eşyayı çektik. Aradan 1 yıl geçti ve KKDF’ ye ilişkin ek tahakkuk ile ceza kararı geldi. Ne yapabilirim?
👉AÇIKLAMALAR: Son zamanlarda Yabancı Firma Kayıt Sistemi (YFKS) ile beyannamedeki gönderici firma uyumsuzluğu gerekçe gösterilerek, serbest Dolaşıma Giriş beyannamelerinde kayıtlı gönderici firmalar ile, transfer bildirim formlarında kayıtlı yurt dışına yapılan döviz transferinin gerçekleştiği firmaların farklı olması nedeniyle, bu tür cezalar gelmektedir.
❗Bunların yanı sıra, Bölge Müdürlükleri’ nin yaptığı taramalar neticesinde de girişte bahsettiğim örnek olay bazında Transfer Bildirim Formu (TBF) ID sunmayıp, banka yazısının ibrazı halinde de cezalar gelebilmektedir.
📌Bilindiği üzere, Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Karar (Karar No. 88/12944)’ın “Fon’un Kaynakları” başlığı altında düzenlenen 3’üncü maddesinde KKDF kesintisine tabi olması gereken işlemler belirtilmiştir.
📍Bununla birlikte, Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında 6 Sıra No.lu Tebliğ’de de kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekilleri ile yapılan ithalatların %6 oranında Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) kesintisine tabi olduğu hüküm altına alınmış olup, bu minvalde beyanname muhteviyatı eşya bedelinin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce (gümrük beyannamesinin tescil tarihinden önce veya tescil tarihinde) ihracatçının yurt dışı hesabına transfer edildiğinin gümrük idarelerine tevsik edilmesi halinde KKDF kesintisi yapılmamaktadır.
📍Bu kapsamda, gümrük beyannamesinde gösterilen ithalat bedelinin Türk Lirası karşılığının, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce, ödeme şekline göre Döviz Satım Belgesi, Türk Parası Transfer Belgesi veya ithalat bedelinin döviz tevdiat hesabından ihracatçının yurt dışındaki hesabına ödendiğine dair bankaca verilen bir yazı ile gümrük idarelerine tevsik edilmesi halinde fon kesintisi yapılmadan malların ithal edilmesi mümkün bulunmaktadır.
📍Buna göre, KKDF kesintisi yapılmadan ithalatın gerçekleşebilmesi için mal bedelinin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce ihracatçının yurt dışı hesabına transfer edildiğinin yukarıda sayılan belgelerden biri ile gümrük idarelerine tevsik edilmesi gerekmektedir.
📌Örnek olayda bahsedilen durumda; muhabir banka tarafından iletilen Vadeli İthalat Bildirim Formunda bilindiği üzere bir vade tarihi bulunur. Ödeme şeklinde işlem kabul kredili vesaik mukabili olarak belirtilse de, ödeme, poliçenin ödeme tarihinde ve beyannamenin tescil tarihinden önce peşin olarak ödenmiştir. Baka bu durumda ID veremeyeceğini belirtip, banka yazısı ile işlemler tamamlanmış ve beyanname kapanmıştır.
📍Ancak, gelinen noktada, Bölge Müdürlüğü’nün İkinci Sonradan Kontrol Raporunda bu durum, KKDF muafiyeti ile ilgili herhangi bir açıklama olmadığı, ödeme şeklinin Kabul Kredili Vesaik Mukabili olduğu ve bahse konu eşya için KKDF muafiyetinin tanınmadığından bahisle, eleştiri konusu yapılarak, ek tahakkuk ve ceza kararları tatbik edilmiştir.
📎SONUÇ: Kabul kredili ödeme şeklinin kısaca, ithalatçı firmanın malı teslim aldıktan sonra, satıcı ile anlaştıkları poliçe / bono vadesinde ödeme yapması olduğu düşünüldüğünde; Bahse konu ticari fatura üzerinde dahi belgeler karşılığında nakit anlamına gelen “cash against documents” ibaresinin yer alması ve ödemenin fiili olarak yapıldığı şekil göz önüne alındığında, ticari işlemin vesaik mukabili ödeme şekline tabi olduğu açıktır. Çünkü ödeme kabul kredilide olduğu gibi, mal teslim alındıktan sonra değil, mal teslim alınmadan önce yapılmıştır.
📍Bu açıdan, mezkur beyannamede ödeme şekli he ne kadar kabul kredili vesaik mukabili beyan edilse de, esasında fiiliyatta vesaik mukabili bir ödeme şeklidir.
📌Netice itibariyle, İtiraza ilişkin olarak yapılan incelemede, Banka yazısında, İlgili vesaikin Bankamıza Muhabir Banka tarafından kabul kredili olarak sunulduğundan, giriş Kabul kredili olarak yapılmış, firma Bankamızdan ilgili ödemeyi herhangi bir kredi kullanmaksızın kendi hesabından peşin olarak bila tarihinde yapıldığı husus belirtilmiş olup, bu yönüyle itiraza konu beyannamenin tescil tarihinden önce eşya bedeline ilişkin ödemenin peşin olarak yapıldığı ve 88/12944 sayılı Karar uyarınca KKDF’nin konusunu oluşturmadığı anlaşıldığından, düzenlenen ek tahakkuk ve ceza kararları iptal edilmiştir.
📍Yukarıda izah edilen ve gerekçeleriyle açıklanmaya çalışılan örnek olayda, her ne kadar beyanname üzerinde KKDF tahsili gerektiren ödeme şekillerinden biri olan kabul kredili ödeme şekli beyan edilmiş ve TBF ID beyan edilmemiş olsa da; KKDF’ nin ruhuna uygun olan,
📍“KKDF’nin doğup doğmaması noktasında ithalat işlemleri açısından belirleyici kriter, eşyanın belgelerinde ödeme şeklinin ne yazdığı değil; gümrük yükümlülüğünün başladığı tarih olan Beyannamenin tescil tarihine kadar (bu tarih dahil) mal bedelinin ödenip ödenmediğinin tevsiki hususudur”. Ana kuralı benimsenerek, hukuk dünyasında genel geçer bir ilke olarak kabul edilen “USUL ESASA TAKADDÜM EDER” lafzının bir istisnası olarak, itiraz yükümlü lehine sonuçlanmıştır.
💡Bu itibarla, her somut olayın kendi içinde, var oluş koşulları ve dinamikleriyle değerlendirilip, o istikamette aksiyon alınması ve mevcut durumun tüm mevzuat çerçevesinde değerlendirilerek idari yollar izlenmelidir.
Evren DÖKMEN Gümrük ve Ticaret Eski Müfettişi







