
ÖZ
Bu çalışmada kurumlar vergisi beyannamesinin hazırlanması sürecinde karşılaşılan vergisel risk alanları ve beyannamenin verilmesinden önce yapılması gereken kontrol işlemleri ele alınmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Kurumlar Vergisi, Vergisel Risk, Vergi Denetimi, Beyanname Kontrolü
1. Giriş
7566 sayılı Kanun ile 4. dönem geçici vergi uygulaması 2025 yılından itibaren yeniden yürürlüğe girmiş ve bu kapsamda mükellefler tarafından 4. dönem geçici vergi beyannameleri verilmiştir. Kurumlar Vergisi beyannamelerinin verilme dönemine yaklaşılmasıyla birlikte, geçici vergi uygulamalarının yıl sonu vergilemesine etkisi ve beyannamelerin hazırlanma sürecinde dikkat edilmesi gereken hususlar önem arz etmektedir. Bu çalışmada, söz konusu düzenleme çerçevesinde Kurumlar Vergisi beyannamesi öncesinde hatırlatılması faydalı görülen bazı teknik konulara ve uygulamada karşılaşılan önemli noktalara değinilecektir.
Özellikle 2025 yılından itibaren dördüncü dönem geçici vergi uygulamasının yeniden yürürlüğe girmesi, yıl sonu kurumlar vergisi matrahının geçici vergi dönemleriyle karşılaştırmalı olarak incelenmesini daha da önemli hale getirmiştir. Buna ek olarak, bazı istisna ve indirimlerin YMM tasdik raporu ile desteklenmesini öngören düzenlemeler, beyannamenin hazırlanma sürecini aynı zamanda belge, kayıt ve mevzuat uyumu testine tabi tutmaktadır.
2. Kurum Kazancının Tespitinde Temel İlkeler ve Beyanname Öncesi Denetimin Önemi
KV Kanununda (madde 6) kurum kazancı; “Kurumlar vergisi mükelleflerinin, bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanır. Safi kurum kazancının tespitinde GV Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümleri uygulanır” denilmektedir.
Ticari kazancın tespitinde, tahakkuk esası ve dönemsellik ilkesi geçerlidir. Tahakkuk esası, gelir ve giderin miktar ve mahiyeti itibariyle, kesinleşmiş olmasını ifade eder. Gelir ve giderin gerçekleşmesine ilave olarak, miktarın ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun, gelir veya giderin de, kesinleşmiş olması gerekir. Dönemsellik ilkesi ise, gelir veya giderin ilgili olduğu döneme dahil edilmesini ifade eder
Kurum kazancının tespitinde tahakkuk esası, gelir ve gider unsurlarının miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmesini; dönemsellik ilkesi ise bunların ait oldukları hesap dönemine intikal ettirilmesini gerektirir. Bu nedenle beyannamenin hazırlanması aşamasında yalnızca muhasebe bakiyelerine değil, söz konusu bakiyelerin hangi döneme ve hangi hukuki/iktisadi olaya dayandığına da bakılmalıdır.
Beyanname öncesi denetim yaklaşımı; mali tabloların, geçici vergi dönemlerinin, beyanname eklerinin, indirim ve istisna belgelerinin ve riskli hesapların eş zamanlı olarak kontrol edilmesini gerektirir. Bu süreç, vergiye uyumun artırılması kadar sonradan yapılabilecek izaha davet, tarhiyat veya ceza risklerinin azaltılması açısından da önem taşımaktadır.
3.Kurumlar Vergisi Beyannamesi Öncesi Önemli Kontroller
İstisnadan doğan zararlar var ise Kanunen Kabul Edilmeyen Gider olarak mali kâra ilave edilip edilmediği kontrol edilmelidir.
3.1 Finansman Gider Kısıtlaması
Finansman Gider kısıtlaması yapılmaması veya eksik yapılarak matrah aşınmasına yol açılması.
Finansman gider kısıtlamasının hiç uygulanmaması veya eksik uygulanması, özellikle yabancı kaynakların öz kaynakları aştığı işletmelerde önemli bir matrah aşınması riski doğurmaktadır. Bu nedenle faiz giderleri ile yabancı kaynaklardan doğan kur farklarının ayrıştırılması ve ilgili hesapların yeniden kontrol edilmesi gerekir.
3.2 Geçmiş Yıl Zararlarının Mahsubu
Geçmiş yıl zararlarının indirim konusu yapılıp yapılmadığına bakılmalıdır.
Kurumlar vergisi beyannamesinde, her yıla ilişkin tutarlar ayrı ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla geçmiş yılların beyannamelerinde yer alan zararlar kurum kazancından indirilebilecektir.
Mükelleflerce bir hesap dönemi içerisinde oluşan zararın, müteakip beş hesap döneminde oluşacak kârlarla mahsup edilememesi halinde mahsup imkanı ortadan kalkmaktadır. Beş yıl içinde indirim konusu yapılamayan bu zararlar artık sermayede meydana gelen kesin kayıp niteliği kazanmaktadır.
Geçmiş yıl zararlarının mahsubunda en eski yıla öncelik verilecek, aynı yıla ilişkin zarar mahsubunda ise istisnadan kaynaklanan zarar tutarı öncelikle mahsup edilecektir. (6 numaralı KVK Sirküleri)
Buradaki istisnadan kaynaklanan zarardan anlaşılması gereken, kurumun ilgili dönemde ticari bilanço kârının yanında zarar dahi olsa indirilebilecek istisnalarının da bulunması ve bu istisnaların tutarının ticari bilanço kârından yüksek olması nedeniyle ortaya çıkan zarardır. Bu şekilde ortaya çıkan geçmiş yıl zararlarının diğer geçmiş yıl zararlarına mahsup önceliği bulunmaktadır.
Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde, sermaye azaltımı yapılarak veya başka bir şekilde geçmiş yıl zararlarının kapatılması halinde, zarar mahsup olanağı son bulmamaktadır.
Mahsuba konu edilecek zarar tutarının tespitinde; bilançoda gözüken tutarlar yerine yıllık beyanname üzerinde oluşan tutarlar (mali zarar) esas alınacaktır. KV Beyannamesinin “gelecek yıla devreden cari yıl zararı” satırında otomatik olarak gösterilmektedir. Buradan kontrolü sağlanabilir.
Geçmiş yıl mali zararları, ticari bilanço kâr/zararına “kanunen kabul edilmeyen giderler” ilave edildikten ve “zarar olsa dahi indirilecek istisna ve indirimler” düşüldükten sonra kalan tutardan mahsup edilecektir. Eğer bu tutar negatif (zarar) olursa, geçmiş yıl zararları mahsup edilemez ve bir sonraki yıla devreder. Söz konusu tutar pozitif (kar) olmasına karşın geçmiş yıl zararlarının tamamını karşılamaya yetmiyorsa; mahsuptan arta kalan zarar ertesi yıla devreder.
Mükellefin geçmiş yıl zararı varsa, zararın geldiği yıla ilişkin beyannamelerin kontrol edilerek yıl-tutar vs kontrol edilerek mahsup konusu edilmesi veya beyannamede gösterilmesine dikkat edilmelidir.
Kısmi bölünmede, bölünen kurumdan devralan kuruma zarar intikali öngörülmediğinden, geçmiş yıl zararlarının hiçbir şekilde devredilmesi mümkün değildir.
Devir veya tam bölünme hallerinde, varlıkları devralan kurumlar, devralınan veya bölünen kurumların zararlarını aşağıda belirtilen sınırlamalar çerçevesinde mahsup imkanına sahiptirler.
Buna göre devralan kurumlar, kendi bünyelerinde oluşan zararların yanı sıra;
Devir halinde devralınan kurumların devir tarihi itibarıyla öz sermaye tutarını geçmeyen zararları ile Tam bölünme işlemi sonucu bölünen kurumun öz sermaye tutarını geçmeyen zararlarını kazançlarından indirebileceklerdir.
7143,7440 sayılı kanunlardan yararlanıldı ise; Mükellefler, matrah artırımında bulundukları yıllara ait olup indirim konusu yapılamamış 2020 ile 2021 yıllarına ait geçmiş yıl zararlarının yarısı ile 2022 yılına ait zararının tamamını, 2023 ve müteakip yıl kârlarından mahsup edemeyeceklerdir.
3.3 Yurt dışı vergilerin mahsubu
Yurt dışında ödenen vergilerin mahsubunda yasada belirtilen belgeler temin edilerek tercüme ettirilmesi ve beyannameye eklenmelidir. (Bu şekilde mahsup edilecek verginin tutarı, yurt dışı kazanç üzerinden Türkiye’de alınacak vergiden fazla olmayacağı gözden kaçırılmamalıdır.)
3.4 Reeskont işlemleri
Alacak ve borç senetleri istenirse reeskonta tabi tutulabilir. Alacak senetleri reeskonta tabi tutulması halinde borç senetleri de mutlaka reeskonta tabi tutulmalıdır.
3.5 Ödenmeyen SGK Primleri
Önceki yıllara ait vergi matrahına KKEG olarak ilave edilen ödenmeyen sigorta primlerinin 2025 yılında ödenmesi halinde beyannamede “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” satırında beyan edilmek suretiyle vergi matrahından indirilmesi gerektiğinden, gerekli kontrollerin yapılmasında fayda bulunmaktadır.
3.6 Kıymetli Madenlerin Değerlemesi
Vergi Usul Kanununa 02.08.2024 tarihinde 7524 sayılı Yasa ile eklenen madde (274/A) ile fiziki veya kaydi altın varlıklarının borsa rayici esas alınarak değerlenmesi zorunlu hale getirildi. Dolayısıyla artık değerleme yapılması ve değerleme farkının dönem kazancı ile ilişkilendirilmesi gerekmektedir.
3.7 Yenileme Fonu Uygulaması
Yenileme fonlarının 3.yılın sonunda gelir hesaplarına devir edilip edilmediği kontrol edilmelidir.
Vergi Usul Kanunu (VUK) kapsamında yenileme fonu (sabit kıymet yenileme fonu), VUK’un 328 ve 329. maddelerine göre amortismana tabi iktisadi kıymetlerin (ATİK) satışından veya sigorta tazminatından doğan kârın, yeni benzer kıymetlerin alımında kullanılmak üzere pasifte özel fon (genellikle 549 Özel Fonlar hesabı) olarak ayrılmasına olanak tanır.
Bu, bir vergi erteleme mekanizmasıdır ve fon en fazla 3 yıl tutulabilir; yenileme yapılmazsa kâra eklenir.
Denetim/Kontrol: 2025 yılı sonu itibariyle Yenileme Fonuna alınacak tutar olup olmadığı – Vergi matrahına ilave edilecek 3’üncü yılı tamamlanan yenileme fonu tutarı olup olmadığının tespiti,2022 vergilendirme döneminde satılan ve satıştan doğan kârın yasanın aradığı koşullara uygun olarak, bilançonun pasifindeki yenileme fonu hesabında tutulan ve 2025 yılı sonuna kadar satılan iktisadi kıymetin yenilenmesi veya benzeri mahiyette bir iktisadi kıymetin iktisabında kullanılmamış olması durumunda, bu tutarın tamamı 2025 yılı gelirlerine intikal edilmesi gerekmektedir. Yenileme fonlarının takibi açısından; alt hesap kırılımlarında satış tarihlerine yer verilmesi önerilir.
Enflasyon Düzeltmesi Enflasyon düzeltmesi usul ve esasları, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Mükerrer 298. Maddesi, 555, 560 ve 563 numaralı Tebliğler ile 165 ve 176 numaralı sirkülerlerde yer almaktadır.2025 yılında gelirlere aktarılan yenileme fonu ED Farkları :165 ve 176 VUK sirkülerinde avanslar, depozito teminatlar enflasyon düzeltmesinden kaynaklı fark tutarlarının vergilendirilmesine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olup, bu konu hakkında idari bir yorum bulunmamaktadır. (Konuya ilişkin açık bir idari görüşe rastlanılmamıştır)
Yenileme Fonu ED Fark tutarları:
Vergi etkisi: Düzeltmeden kaynaklanan artış, 2023 için vergiye tabi değildir. 31.12.2023 ED Farkı vergiye tabi olmadığı için diğer indirim istisnalar da gösterilmeli. (farklı görüşler de ileri sürülmekte)
2024 Yılından kaynaklı ED farkı vergilendirilmelidir. (2024 yılında ED farkı giderleşmişti, 698 hesaba atılarak)
3.8 Mahsup Edilecek Vergi: Yıl İçinde Kesinti Yoluyla Ödenen Vergiler
Tevkif yoluyla kesilen vergilerin yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden mahsubu ve kalan kısmın iadesine ilişkin düzenlemeler, 252 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde yer almaktadır. Mahsup işlemi için kesilen verginin, beyannameye dahil edilen gelir veya kazanca ilişkin olması gerekir.
Geçici/Kurumlar vergi beyannamesi hazırlanırken en sık yapılan hatalardan biri, kesinti yoluyla ödenen vergilerin yanlış mahsup edilmesidir. Banka stopajları gibi kesintiler, hesaplanan geçici vergiden mahsup edilebilir; ancak mükellefin kârda veya zararda olması, vergi matrahının değişip değişmemesi gibi durumlar bu süreci etkileyebilir.
Kârlı bir mükellefin geçici vergide mahsup edeceği stopaj tutarı, önceki dönemde mahsup edilen stopaj dikkate alınarak hesaplanır. Bu tutar, diğer geçici vergi kalemleri gibi kümülatif değil, ilgili aylara ait tevkifat tutarı olarak beyannameye eklenmelidir. Bir önceki dönemde kâr olmaması durumunda, beyannamede sonraki döneme devreden tevkifat tutarı, sonraki dönemde mahsup edilebilir.
Defter kayıtlarında yer alan 193 Hesap ile geçici vergi beyannamesinin “Mahsup Edilecek Geçici Vergi,Yabancı Ülkelerde Ödenen Vergi ve Tevkifat Tutarı” birbirini teyit eder durumda olmalıdır. Stopaj tutarları ve brüt faiz gelirleri, ilgili kurumlardan alınacak belgelerle karşılaştırılmalıdır.
Mevduat hesaplarına kıst dönem faiz tahakkuku yapılıp yapılmadığı kontrol edilmelidir. Vadesi değerleme gününden sonra, ancak beyanname verme tarihinden önce dolan mevduat hesaplarında kıst olarak hesaplanıp gelir yazılan işlemiş faizlere isabet eden gelir vergisi stopajı mahsuba konu edilebilecektir.
3.9 2025 Kurumlar İle 2025 4.Dönem KGV Ticari Kâr/Zarar – Artış/Azalışlarının Kontrol Edilmesi
Ticari bilanço kârı bir önceki döneme göre azalış/artış göstermişse bu azalış veya artışların etkisi irdelenmeli ve incelenmelidir. (Maliyet etkisi, Kur farkları, Gider artışı vb.)
3.10 İndirim ve İstisna Uygulamaları
Kurumlar vergisi sisteminde çeşitli indirim ve istisna düzenlemeleri bulunmaktadır. Ancak bu düzenlemelerin yanlış uygulanması vergi incelemelerinde önemli riskler doğurabilmektedir.
Özellikle aşağıdaki alanlar uygulamada risk oluşturabilmektedir:
Ar-Ge indirimi
Yatırım indirimi
İştirak kazancı istisnası
Taşınmaz satış kazancı istisnası
Bu nedenle indirim ve istisnaların mevzuata uygun şekilde uygulanması büyük önem taşımaktadır.
3.11 Geç Gelen Faturalar ve Dönemsellik İlkesi
Hesap döneminin kapanmasından sonra gelen ancak ilgili döneme ait olan faturalar, tahakkuk ettikleri dönemin gideri olarak dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda söz konusu giderlerin kurumlar vergisi beyannamesinde “diğer indirimler” satırında gösterilmesi mümkündür.
2025 yılına ilişkin olup, kurumlar vergisi beyannamesi verilene kadar gelen gider faturalarının KDV tutarları hariç 2026 yılının kanuni defter kayıtlarına geçmiş yıl gideri olarak kaydedilip, kurumlar vergisi beyannamesinde bu fatura toplamları diğer indirimler sütununda gösterilerek matrahtan indirilmesi sağlanmalıdır.
3065 Sayılı KDV Kanunun 29/1. Md mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV’den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV’yi indirebilecekleri;
29/3 üncü maddesinde de, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği, ifade edilmiştir.
2025 Yılı faturalarında yer alan KDV 31/12/2026 tarihine kadar indirim konusu yapılabilmektedir.
3.12 Örtülü Sermaye ve İlişkili Taraf İşlemleri
Ortaklardan veya iştiraklerden alınan borçlar üzerinden hesaplanan faiz veya kur farkı varsa, bu tutarların örtülü sermaye tutarının üzerinde olan kısmının gider veya maliyet hesaplarına yazılmayıp kanunen kabul edilmeyen giderlere alınıp alınmadığı kontrol edilmelidir.
Kurumlar Vergisi Kanununun 12. maddesi çerçevesinde örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkı ve benzeri giderlerin kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılması kabul edilmediğinden bu giderler dolayısıyla ödenen KDV’nin de, KDV Kanununun 30/d maddesi uyarınca indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.
3.12.1 Düzeltme hükümlerinin değerlendirilmesi
KVK 1 nolu Genel Tebliğinde Borç veren tarafından düzeltme yapılırken, faiz gelirlerinden örtülü sermayeye isabet eden kısımlar kâr payı geliri olarak dikkate alınacak ve şartların varlığı halinde iştirak kazançları istisnası olarak vergiden istisna edilecektir.
Gelir İdaresi Başkanlığının son yayımladığı özelgelere göre bu işlemin yapılabilmesi için faiz ödeyen/ödeyecek tarafta vergi matrahının oluşması ve oluşan verginin ödenmiş olması gerekmektedir.
Bu konu yargıya intikal ettirilmiş olup, olumlu/olumsuz danıştay kararları mevcuttur. KVK Genel Tebliğinde yer verilen açıklamalara göre, borcu kullandıran tam mükellef kurum elde ettiği gelirin (faiz ve/veya kur farkı geliri) örtülü sermayeye isabet kısmını kâr payı olarak kabul edecek ve gerekli şartların varlığı halinde bu geliri vergiye tabi kazancından iştirak kazancı istisnası olarak düşebilecektir.
Borç alan mükellefin ilgili dönemde zarar etmesi veya örtülü sermayeye isabet eden miktardan daha düşük matrah beyan etmesi halinde kanunda ve genel tebliğde açık hüküm bulunmamakla birlikte idarenin vermiş olduğu özelgeler ile çözüm bulunabilmektedir.
4-İndirim ve İstisna Uygulamalarında Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Nüanslar
Kurumlar vergisi sisteminde yer alan indirim ve istisna uygulamaları, mükelleflerin vergi yükünü azaltan önemli düzenlemeler olmakla birlikte uygulamada çeşitli yorum farklılıklarına ve hatalı uygulamalara da neden olabilmektedir. Bu nedenle söz konusu düzenlemelerin uygulanması sırasında mevzuat hükümlerinin dikkatle değerlendirilmesi gerekmektedir.
4.1. İmalat ve İhracat Kazançlarında İndirimli Kurumlar Vergisi Uygulaması
Kurumlar Vergisi Kanununun 32’nci maddesinin yedinci ve sekizinci fıkraları ile mükelleflerin ihracat ve üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlara indirimli kurumlar vergisi oranı uygulanması imkânı getirilmiştir. Buna göre;
· İmalat faaliyetlerinden elde edilen kazançlara 1 puan indirimli kurumlar vergisi oranı,
· İhracat faaliyetlerinden elde edilen kazançlara ise 5 puan indirimli kurumlar vergisi oranı
uygulanabilmektedir.
Ancak söz konusu indirimli oran uygulamasının sağlıklı bir şekilde uygulanabilmesi için ticari kazancın faaliyet bazında ayrıştırılması gerekmektedir. Bu kapsamda işletmelerin kazançlarını aşağıdaki şekilde sınıflandırmaları önem arz etmektedir:
· İmalat faaliyetlerinden elde edilen kazançlar
· İhracat faaliyetlerinden elde edilen kazançlar
· Diğer ticari faaliyetlerden elde edilen kazançlar
Bu ayrıştırma yapılırken özellikle aşağıdaki gelir unsurlarının indirimli oran kapsamı dışında değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır:
· Kur farkı gelirleri
· Faiz gelirleri
· Döviz dönüşüm destekleri
· SGK teşvikleri
· Menkul kıymet satış kazançları
· Reeskont faiz gelirleri
· Maddi duran varlık satış kazançları
Söz konusu gelirlerin genellikle genel kurumlar vergisi oranına tabi kazançlar içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
4.2. İhracat Sayılan Satışlar
İndirimli kurumlar vergisi uygulamasında ihracat kapsamında değerlendirilebilecek işlemler yalnızca klasik anlamda yurtdışına yapılan satışlarla sınırlı değildir. Aşağıdaki işlemler de belirli şartların sağlanması halinde ihracat kapsamında değerlendirilebilmektedir:
- Türkiye’ye getirilmeksizin yurtdışından satın alınan malların doğrudan başka bir ülkeye satılması
- Serbest bölgelere yapılan satışlar
- Gümrüksüz satış mağazalarına yapılan satışlar
- KDV Kanununun 11/1-b maddesi kapsamında Türkiye’de ikamet etmeyen yolculara yapılan satışlar
Ayrıca uluslararası taşımacılık faaliyetlerinden elde edilen kazançlar da belirli şartların sağlanması halinde ihracat kazancı kapsamında değerlendirilebilmektedir.
4.3. İndirimli Kurumlar Vergisi ve Yatırım Teşvikleri İlişkisi
Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesi kapsamında yatırım teşvik belgelerine bağlı olarak uygulanan indirimli kurumlar vergisi uygulaması, imalat ve ihracat kazançlarına uygulanan indirimli oranlarla birlikte değerlendirilmesi gereken bir diğer önemli düzenlemedir.
Bu kapsamda hesaplama süreci genel olarak şu şekilde ilerlemektedir:
- Öncelikle ticari kazanç faaliyet bazında ayrıştırılır.
- İmalat ve ihracat kazançlarına ilgili indirimli oranlar uygulanır.
- Daha sonra kalan kazanç üzerinden yatırım teşvik belgesi kapsamında hesaplanan vergi indirimi uygulanır.
Dolayısıyla indirimli kurumlar vergisi uygulamalarının birden fazla düzenlemeyle ilişkilendirilmesi söz konusu olabildiğinden, hesaplamaların dikkatli bir şekilde yapılması gerekmektedir.
5-Dava Veya İcra Masrafına Değmeyecek Küçük Alacakların Kontrolü
Vergi Usul Kanunu’nun 323. maddesinde yapılan değişiklikle, şüpheli alacak karşılığı uygulamasında, dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacak ibaresi 4.000 lirayı aşmayan alacaklar olarak değiştirilmiş, böylece bir bakıma dava ve icra takibine değmeyecek alacak ibaresi somut bir ölçüte bağlanmıştı. “588 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği” ile 2026 yılı için dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük olan alacaklara ilişkin azami tutar 25.000 TL olarak belirlenmiştir. (2025 yılında 20.000 TL)Düzenleme çerçevesinde, 25.000 lirayı aşmayan alacaklar için dava ve icra takibi koşulu aranmayacak, bu alacaklar için protesto veya yazı ile bir defadan fazla isteme koşulu yerine getirilerek şüpheli alacak karşılığı ayrılabilecektir.
6-Asgari Kurumlar/Geçici Vergi Uygulamasında Kazanılan Haklar
Hesaplanan asgari kurumlar vergisinden indirilebilecek “alınmayan vergiler” (Kazanılan haklar)
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32’nci maddesinin altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları ile 32/A maddesinin aynı kazanca uygulandığı durumlarda, indirimli oran uygulamaları dolayısıyla alınmayan vergilerin tamamı asgari kurumlar vergisinden indirilebilecektir.
Hesaplanan asgari kurumlar vergisinden:
İhracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına uygulanan 5 puan indirim,
Üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına uygulanan 1 puan indirim,
2/8/2024 tarihinden önce Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından alınan teşvik belgeleri kapsamındaki yatırıma katkı tutarları ile sınırlı olmak üzere, mükelleflerin kendi beyannameleri üzerinde Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/A maddesi hükmüne istinaden indirimli kurumlar vergisi uygulaması nedeniyle ödemedikleri kurumlar vergisi indirilebilecektir.
🟰 Ödenecek Asgari Kurumlar Vergisi = [(Ticari Bilanço Kârı + KKEG)
– Düşülen İstisna ve İndirimler] × %10 – Alınmayan Vergiler şeklinde formüle edilebilir.
Alınmayan vergiler yukarıda açıklanmıştır.
Yurt İçi Asgari Geçici Vergi Tablosu’nda faydalanılan haklar yazılmalıdır.
KVK’nın 32/8 Mad. Göre Alınmayan Vergi
KVK’nın 32/7 Mad. Göre Alınmayan Vergi
KVK’nın 32/A Mad. Göre Alınmayan Vergi (2/8/2024 tarihinden önce alınan teşvik belgeleri)
Dikkat! Hesaplanan geçici vergi tutarları, asgari geçici vergi tutarlarından düşük olan mükellefler nihai hesaplanan geçici vergi tutarlarını dikkate alacaklardır.
7-Sponsorluk Harcamaları
Kurumlar tarafından yapılan sponsorluk harcamaları ile bağış ve yardımlar, aşağıda yapılan açıklamalar çerçevesinde kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim olarak dikkate alınacaktır.
Bağış ve yardımların nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya yardım konusunu oluşturan mal veya hakkın maliyet bedeli veya kayıtlı değeri, bu değer mevcut değilse Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre takdir komisyonlarınca tespit edilecek değeri esas alınacaktır.Kurumlar tarafından yapılan sponsorluk harcamaları ile bağış ve yardımlar, harcamanın veya bağış ve yardımın yapıldığı tarihte kayıtlarda gider olarak dikkate alındığından, söz konusu harcamalar ile bağış ve yardımların kurum kazancının tespitinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması ve kurum kazancının yeterli olması halinde, bu bölümde yer alan açıklamalar çerçevesinde, beyanname üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurumlar vergisi matrahından indirilmesi gerekmektedir.
SPONSORLUK HARCAMALARI
Amaç, sosyal sorumlulukları yerine getirmek ya da dolaylı olarak ticari fayda sağlamak amacıyla ayni ve/veya nakdi destekte bulunmaktır.Kurum kazancının bulunması halinde beyanname üzerinden gösterilmek suretiyle indirim konusu yapılabilmektedir.Amatör spor dalları için tamamı (%100’ü) profesyonel spor dallarıiçin %50’si beyannamede ayrıca gösterilmek suretiyle gelir ve kurum kazancından indirilebilir.
REKLAM HARCAMALARI
Amaç, doğrudan ticari fayda sağlayacak şekilde pazarlama, satışın artırılması ve kâr elde etmektir.Gider olarak kabul edildiğinden kazancın hesaplanmasında hasılattan doğrudan indirilebilir.Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile doğrudan ilgili olmak veVergi Usul Kanunu uyarınca tevsik edici belgelerle belgelendirilmek koşuluylagelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınır.
8-Nakdi Sermaye Faiz İndirimi- %0 Uygulanacak Durumlar
Sermaye şirketlerinin sermaye yapılarının güçlendirilmesi amacıyla getirilen bu düzenleme uyarınca indirime konu edilecek tutarın hesaplanmasında 1/7/2015 tarihinden itibaren tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya bu tarihten itibaren yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden, ilgili hesap döneminin sonuna kadar KVK 10/1- hükmüne göre hesaplanacak tutar dikkate alınacaktır.Gelir İdaresi son dönemler de Nakdi sermaye artışından kaynaklanan faiz indirimine ilişkin olarak mükelleflerin pasif nitelikli gelirleri koşulunun ve diğer unsurların sağlanmadığı yönünde izaha davet yazıları göndermektedir.1 seri no.lu KVG Tebliğinin “10.6. bölümünde nakdi sermaye artırımında indirim uygulamasına ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir.
Aynı Tebliğin ” İndirim uygulamasına ilişkin sınırlamalar” başlıklı alt bölümünde, Gelirlerin”2015/7910 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının birinci maddesinin üçüncü fıkrasında indirim uygulamasında dikkate alınmak üzere farklı indirim oranları belirlenmiştir. Gelirlerinin %25 veya fazlası şirket faaliyeti ile orantılı sermaye, organizasyon ve personel istihdamı suretiyle yürütülen ticarî, ziraî veya serbest meslek faaliyeti dışındaki faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış geliri gibi pasif nitelikli gelirlerden oluşan sermaye şirketleri için-0
Aktif toplamının % 50 veya daha fazlası bağlı menkul kıymetler, bağlı ortaklıklar ve iştirak paylarından oluşan sermaye şirketleri için indirim oranı -0
Bağlı menkul kıymetler, bağlı ortaklıklar ve iştirak paylarının aktif toplamı içindeki paylarının hesabında indirimden yararlanılacak yılın bilançosunun dikkate alınarak indirimden faydalanılıp faydalanılamayacağı değerlendirilecektir.
Artırılan nakdi sermayenin başka şirketlere sermaye olarak konulan veya kredi olarak kullandırılan kısmına tekabül eden tutarla sınırlı olmak üzere indirilebilecek tutarın hesaplanmasında indirim oranı, 0
Arsa ve arazi yatırımı yapan sermaye şirketlerinde arsa ve arazi yatırımına tekabül eden kısımı için indirim oranı, 0
uygulanır.
Pasif nitelikli gelir kavramının vergi mevzuatımızda bir tanımı olmamakla beraber, söz konusu kavram KVK’nun kontrol edilen yabancı kurum kazancı ile ilgili 7. maddesinde zikredilmişir. Aynı kavram daha sonra nakit sermaye artırımında faiz indirimi uygulamasıyla ilgili BKK ve KVK 10/ı md. aynen yer almıştır.
Pasif nitelikli gelirlerin kapsamı: Faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti ve menkul kıymet satış geliri açıkça pasif gelir olarak tanımlanmıştır. Ancak, enflasyon kârı, kur farkı kârı vb. gelirlerin bu kapsama girip girmeyeceği konusunda mevzuatta net bir düzenleme bulunmamaktadır.
Öneri: Bu tür gelirlerin pasif nitelikli gelir kapsamına girip girmediğine dair netlik sağlanması için konuyla ilgili idari görüşlerin takip edilmesi faydalı olacaktır.
TRANSFER FİYATLANDIRMASI NOTLAR
KV beyannamesinin ekinde yer alan Transfer Fiyatlandırması ve Örtülü Sermayeye İlişkin Form’un, “ilgili hesap döneminde her bir ilişkili kişi bazında yıllık toplam net tutarı 30.000 TL ve üzerinde olan mal veya hizmet alım ya da satım işlemlerine” yer vereceği hususu düzenlenmiştir.
Formun doldurulmasında, her bir ilişkili kişi bazında yıllık toplam net tutarı 30.000 TL’nin altında olan mal veya hizmet alım ya da satım işlem bilgileri ile söz konusu ilişkili kişi bilgilerine yer verilmesine gerek bulunmamaktadır.(4 Seri Numaralı TF Tebliği)
Mükelleflerin, aşağıda belirtilen işlemlere yönelik olarak
“Yıllık Transfer Fiyatlandırması Raporu” nu hazırlamaları zorunludur.
a) Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığına kayıtlı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde ilişkili kişilerle yaptığı yurt içi ve yurt dışı işlemler,
b) Diğer kurumlar vergisi mükelleflerinin bir hesap dönemi içinde ilişkili kişilerle yaptığı yurt dışı işlemler,
c) Serbest bölgelerde faaliyette bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin ilişkili kişilerle yaptığı yurt içi işlemler,
ç) Tüm kurumlar vergisi mükelleflerinin yurt dışı şubeleri ve serbest bölgelerde bulunan ilişkili kişilerle (serbest bölgedeki şubeleri dahil) yaptığı işlemler.
Raporun ilgili yıl için Kurumlar Vergisi Beyannamesi’nin verilme süresine kadar hazırlanması ve muhafaza edilmesi gerekmektedir.
Serbest bölgelerde faaliyette bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin ilişkili kişilerle yaptıkları yurt dışı işlemleri,
– Diğer kurumlar vergisi mükelleflerinin ilişkili kişilerle yaptıkları yurt içi işlemleri,
– Gelir vergisi mükelleflerinin ilişkili kişilerle yaptıkları yurt içi ve yurt dışı işlemlerine ilişkin olarak Yıllık Transfer Fiyatlandırması Raporu hazırlamalarına gerek bulunmamaktadır.
FORM :
Huzur hakkı , ücret ödemeleri verilen para karşılığı hizmet alımı yapılması hasebiyle ALIM satırında,
Mal alışlarından var ise iade, fiyat farkı vb. düşülerek yazılması,
İşlemlerdeki alım ya da satım tutarları KDV, ÖTV, ÖİV, BSMV gibi vergilerden arındırılmış halleriyle net tutar olarak beyan edilmelidir.
Kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılır.
Örtülü Sermaye tablosu da hesap dönemi başında çıkartılmış olan bilânçoda (bir önceki yılın dönem sonu, 2025 yılı için 2024 yılı verilerinden hareket edilecek) yer alan bilgilere göre doldurulacaktır.
Sonuç
Kurumlar vergisi beyannamesinin hazırlanması süreci yalnızca teknik bir beyanname düzenleme işlemi olmayıp aynı zamanda mükelleflerin vergisel risklerinin analiz edilmesi ve olası hataların önceden tespit edilmesi açısından önemli bir kontrol mekanizmasıdır.
Bu nedenle beyannamenin verilmesinden önce mali tabloların, indirim ve istisnaların, geçmiş yıl zararlarının ve vergisel risk alanlarının sistematik bir şekilde gözden geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu tür bir yaklaşım hem vergiye gönüllü uyumu artıracak hem de ileride doğabilecek vergi incelemeleri ve cezai yaptırımların önlenmesine katkı sağlayacaktır.
Kaynakça
5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu
Ek: Kontrol Listesi
KONTROL/CHECK LİSTESİ
1-2025 Yılı detaylı mizan (Kapanış kayıtları hariç).
Bilanço mizanı oluşturulacak. Vergi karşılıkları ayrılacak . 590 /591 Dönem net kâr zarar/ hesabına gelinecektir.
*Amortisman tablosu- Excel
*Kur farkı tablosu- Excel
*Satışların maliyeti envanter tablosu ile kontrol.
*Kalan ithalatlara ait masraflar 159.Verilen Sipariş avansları hesabında bekleyecek. Fiili ithalat ile virmanlar yapılacak. (stok hesaplarına)
*180-280 hesaplar ilgili gider hesaplarına virmanlanacak. Binek Araç kredi faizleri ilk yıl maliyeti, sonraki yıllar %70 %30 ayrıma tabi tutulacak.
*Finansman gider kısıtlaması için yabancı kaynaklardan doğan kur farkları + Faiz giderleri çıkarılacak, (Bilançoda borçlar (3++ toplamı) Öz kaynaklardan fazla ise)
Not: Aktif hesaplara bağlı pos tahsilatlarından kesilen pos masrafları, banka giderleri
2-2025 yılı Bilanço ve Gelir Tablosu.
3-2025 Yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi Taslağı (PDF)
4-Beyanname üzerinde indirim konusu yapılmış bağış ve yardım varsa makbuzları ve dekontları (AFAD’A yapılan nakdi ve ayni bağışların tamamı indirilebilir,)
5-%5 Vergi indirim varsa İnteraktif VD sisteminden alınmış görüntü
6-2025 Yılı Aralık dönemi vergi beyannameleri ve son dönem SGK Tahakkuk fişleri.
7-2025 Sonu bakiye veren krediler ve finansal kiralama işlemlerine ilişkin ödeme planları.
8-2025 yılı 100-900 arası tüm hesapların muavin dökümleri (excel),
9- SGK ve Vergi Dairesi borcu yoktur yazıları (Elektronik ortamda alınmış)
10-Transfer Fiyatlandırması ve Örtülü Sermayeye ilişkin forma ait çalışma
11-Varsa nakdi sermaye indirimine ilişkin sermayenin tesciline ait ticaret sicil gazetesi ve sermayenin ödeme dekontları, muhasebe kayıtları.
Not: KV beyannamesi verilmesinin son gününe kadar dekontların dilekçe ile VD’sine verilmesi şarttır.
12-Kanunen Kabul Edilmeyen Giderlere ilişkin detay tablo.
13-Stopaj yoluyla ödenen vergilere ilişkin stopaj yazıları. (bankadan alınacak yazı, interaktif VD sisteminden kesinti kontrolü)
14-Bilanço ve Gelir Tablosu Dipnotlarına ilişkin çalışma.
15-Varsa indirimli Kurumlar Vergisine ilişkin çalışma tabloları.
16-Son Genel Kurula ilişkin ticaret sicil gazetesi.
17-Yabancı para Pozisyonuna ilişkin bilgiler tablosuna ilişkin çalışma.
18-Varsa Beyanname üzerinde indirim konusu yapılmış diğer istisna ve indirimlere ilişkin çalışma.
Yusuf Kılıç
Smmm


