SMMM’nin hazırladığı beyan güvenilir değilse sorumluluk neden SMMM’dedir; güvenilir ise ikinci onay neden istenmektedir?
Mali Bakış
SMMM Sertaç TOK
Finansal Koruma ve Savunma Uzmanı
Meslek camiasında son derece önemli bir tartışma yeniden gündeme gelmiştir.
İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odası çevresinde dile getirildiği belirtilen, “Bütün beyannameler YMM onayından geçsin” yaklaşımı yalnızca teknik bir öneri değildir.
Bu düşünce hayata geçirilirse;
SMMM’nin mesleki imzası, bağımsızlığı, sorumluluğu ve ekonomik varlığı doğrudan etkilenecektir.
Bu nedenle konu birkaç kişinin sosyal medya tartışmasına bırakılamaz.
Başta TÜRMOB olmak üzere Türkiye genelindeki 77 SMMM odası, bu yaklaşım hakkında açık ve kararlı bir tutum ortaya koymalıdır.
Çünkü mesele yalnızca bir onay mekanizması değildir.
Mesele, SMMM’nin kanunla verilmiş yetkisinin başka bir meslek grubunun sürekli onayına bağlanıp bağlanmayacağıdır.
Önce temel soruya cevap verilmelidir
SMMM;
Muhasebe kayıtlarını oluşturuyor,
Belgeleri kontrol ediyor,
Vergi matrahını hesaplıyor,
Beyannameleri hazırlıyor,
Elektronik ortamda gönderiyor,
Mükellefle sürekli temas hâlinde bulunuyor,
Hata ve eksikliklerden dolayı mesleki, mali ve cezai sorumluluk taşıyor.
Bütün bu işlemlerden sonra beyannamenin ayrıca YMM onayına bağlanması isteniyorsa şu soruya açıkça cevap verilmelidir:
SMMM’nin hazırladığı beyanname güvenilir midir, değil midir?
Güvenilir değilse neden bütün sorumluluk SMMM’ye yüklenmektedir?
Güvenilir ise neden ikinci bir meslek mensubunun onayı ve ikinci bir ücret mekanizması oluşturulmak istenmektedir?
Bu soruya cevap verilmeden yapılacak her düzenleme, vergi güvenliğini artıran teknik bir çözümden çok, yetki alanını genişletme girişimi olarak değerlendirilecektir.
İkinci imza gerçekten güvence midir?
Bir beyannamenin YMM tarafından onaylanması, tek başına o beyannamenin mutlak doğruluğunu sağlamaz.
Hiçbir meslek mensubu kusursuz değildir.
SMMM hata yapabileceği gibi YMM de hata yapabilir.
Dolayısıyla mesele, bir unvanın diğerinden üstün kabul edilmesi değildir.
Gerçek vergi güvenliği;
Dijital veri analizi,
Banka ve POS kontrolleri,
E-belge eşleştirmeleri,
Stok ve kapasite analizi,
Risk değerlendirmesi,
Etkin iç kontrol,
Şeffaf çalışma kâğıtları,
Ölçülebilir mesleki sorumluluk
ile sağlanabilir.
Sadece ikinci bir imza eklemek, yapısal sorunları çözmez.
Aksine aynı iş üzerinde iki ayrı meslek mensubunun bulunması, görev ve sorumluluk karmaşasına yol açabilir.
Yetki YMM’ye, sorumluluk SMMM’ye bırakılamaz
Bütün beyannamelerin YMM onayına bağlanması düşünülüyorsa sorumluluk sistemi de baştan aşağı yeniden düzenlenmelidir.
SMMM beyannamenin hazırlanmasından sorumlu olacak, YMM ise son onayı vererek sonucu belirleyecekse burada ciddi bir yetki-sorumluluk dengesizliği oluşur.
Şu model kabul edilemez:
Emeği SMMM versin.
Dosyayı SMMM hazırlasın.
Mükellefin günlük yükünü SMMM taşısın.
Cezai risk SMMM’nin üzerinde kalsın.
Fakat sonuç doğuran imza YMM’ye ait olsun.
Yetki başka yerde, sorumluluk başka yerde bırakılamaz.
Onay yetkisi YMM’ye verilecekse, beyannamenin doğruluğuna ilişkin asli sorumluluk da o onayı veren kişiye geçmelidir.
Aksi hâlde bu sistem güvence değil, yetki ayrıcalığı oluşturur.
Mükellefe ikinci maliyet yüklenecektir
Bütün beyannamelerin YMM onayından geçirilmesi yalnızca meslek mensuplarını değil, yüz binlerce işletmeyi de doğrudan etkiler.
Her beyanname için ikinci bir meslek mensubunun devreye girmesi;
Ek ücret,
Ek bürokrasi,
Ek belge talebi,
Ek işlem süresi,
Beyanname gönderimlerinde gecikme,
Küçük işletmeler için yeni bir maliyet
anlamına gelecektir.
Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından bu modelin ekonomik karşılığı açıklanmalıdır.
Mükellefin zaten SMMM’ye ödediği ücretin üzerine ikinci bir zorunlu hizmet bedeli eklenmesi hangi kamu yararıyla gerekçelendirilecektir?
Vergi güvenliği adı altında yeni bir zorunlu hizmet pazarı oluşturulmasına izin verilmemelidir.
SMMM’nin imzası neden tali hâle getiriliyor?
SMMM bağımsız bir meslek mensubudur.
3568 sayılı Kanun kapsamında görev yapan, ruhsatlı, disiplin hükümlerine tabi ve mesleki sorumluluk taşıyan bir uzmandır.
SMMM’nin hazırladığı her beyannamenin YMM onayına bağlanması, fiilen şu algıyı oluşturacaktır:
“SMMM’nin imzası tek başına yeterli değildir.”
Bu yaklaşım, SMMM’nin bağımsız mesleki kimliğini zedeler.
Bir meslek grubunun imzasının diğer meslek grubunun sürekli kontrolüne bağlanması, meslekler arası iş birliği değil; hiyerarşik bağımlılık doğurur.
SMMM, YMM’nin alt meslek grubu değildir.
İki unvanın görev alanları farklı olabilir; ancak biri diğerinin sürekli onay mercii olarak konumlandırılamaz.
YMM onayı vergi güvenliğini artıracaksa kanıtı ortaya konulmalıdır
Böyle kapsamlı bir öneri kamuoyuna sunulurken varsayımlarla hareket edilemez.
Somut veriler açıklanmalıdır:
YMM onayından geçmeyen beyannamelerde hata oranı nedir?
YMM onayından geçen işlemlerde vergi kaybı tamamen ortadan kalkmış mıdır?
YMM tasdik raporlarında sonradan tespit edilen hata ve eksiklik oranı nedir?
İkinci onayın kamu gelirine ölçülebilir katkısı ne olacaktır?
Sistemin işletmelere toplam maliyeti ne kadar olacaktır?
Yeterli sayıda YMM bu iş yükünü karşılayabilecek midir?
Beyan dönemlerinde oluşacak yoğunluk nasıl yönetilecektir?
YMM’nin onayladığı beyannamedeki hatanın sorumluluğu kime ait olacaktır?
Bu sorulara cevap verilmeden bütün beyannamelerin YMM onayına bağlanması, bilimsel ve kurumsal bir düzenleme olarak değerlendirilemez.
77 SMMM odası neden sessiz kalmamalıdır?
Ömer Köklüce’nin yaptığı çağrının en önemli tarafı, Türkiye genelindeki 77 SMMM odasını açıkça tutum almaya davet etmesidir.
Çağrının üslubu sert bulunabilir.
Ancak altında yatan soru meşrudur:
SMMM odaları, üyelerinin mesleki bağımsızlığını ilgilendiren bu konu hakkında açıkça konuşacak mıdır?
Odalar yalnızca aidat toplayan, ruhsat işlemi yapan ve eğitim düzenleyen kurumlar değildir.
Odaların asli görevi, üyelerinin;
Yetkisini,
İmzasını,
Ekonomik hakkını,
Mesleki bağımsızlığını,
Geleceğini
korumaktır.
Bütün beyannamelerin YMM onayına bağlanması tartışılırken SMMM odalarının sessiz kalması düşünülemez.
Sessizlik, ileride “SMMM camiası itiraz etmedi” şeklinde yorumlanabilir.
Bir ileri bir geri değil, açık ve ortak tavır gerekir
Meslek örgütlerinin bugün açıklama yapıp yarın geri çekilmesi, bir gün karşı çıkıp ertesi gün sessizleşmesi güven kaybına neden olur.
Bu konu seçim hesaplarının, grup dengelerinin ve kişisel ilişkilerin üzerinde ele alınmalıdır.
77 SMMM odası ortak bir bildiri yayımlamalıdır.
Bu bildiride şu hususlar açıkça ifade edilmelidir:
SMMM’nin kanunla verilmiş beyan ve imza yetkisi korunmalıdır.
Beyannamelerin sürekli olarak YMM onayına bağlanmasına karşı çıkılmalıdır.
Vergi güvenliği için meslek unvanına dayalı ikinci onay yerine dijital ve risk tabanlı denetim geliştirilmelidir.
Yeni bir onay yetkisi öngörülüyorsa sorumluluk ve ücret sistemi bütünüyle yeniden düzenlenmelidir.
SMMM’nin sorumluluğu devam ederken yetkisinin daraltılması kabul edilmemelidir.
Konu bütün meslek camiasının katıldığı açık bir çalıştayda tartışılmalıdır.
Bu, YMM karşıtlığı değildir.
Bu, SMMM’nin kendi mesleki varlığına sahip çıkmasıdır.
TÜRMOB’un konumu açık olmalıdır
TÜRMOB, hem SMMM’lerin hem de YMM’lerin üst meslek kuruluşudur.
Ancak üye sayısı, hizmet alanı ve günlük vergi uygulamasındaki ağırlığı dikkate alındığında SMMM’lerin haklarının korunması konusunda daha açık bir sorumluluk taşımalıdır.
TÜRMOB şu soruya tereddütsüz cevap vermelidir:
SMMM’nin hazırladığı bütün beyannamelerin YMM onayına bağlanmasını destekliyor musunuz, desteklemiyor musunuz?
Bu sorunun cevabı yuvarlak ifadelerle geçiştirilemez.
Mesleki birlik adına konuşan yöneticiler, iki tarafı da üzmemek adına sessiz kalamaz.
Çünkü mesleki temsil, herkesi memnun etme makamı değildir.
Temsil, gerektiğinde üyelerin hakkını açıkça savunma sorumluluğudur.
SMMM meslektaşlarım artık oyunun önemini görmelidir
SMMM meslektaşlarım şunu açık biçimde anlamalıdır:
Oda seçimleri yalnızca kişilerin veya grupların seçildiği organizasyonlar değildir.
Seçilen yönetimler;
Yetkiniz daraltıldığında konuşacak,
Yeni yükümlülük getirildiğinde itiraz edecek,
Ücretiniz değersizleştirildiğinde mücadele edecek,
Mesleki imzanız tali hâle getirildiğinde sizi savunacak
kişiler olmalıdır.
Bu nedenle kullanılacak her oy, yalnızca oda yönetimini değil, mesleğin geleceğini de belirler.
Sessiz kalan, kararsız duran veya yalnızca seçim dönemlerinde SMMM haklarını hatırlayan yönetim anlayışları artık sorgulanmalıdır.
Son söz
Bütün beyannamelerin YMM onayına bağlanması düşüncesi, sıradan bir teknik öneri değildir.
Bu yaklaşım;
SMMM’nin bağımsızlığını,
Mesleki imzasını,
Yetki alanını,
Ekonomik geleceğini,
Mükellefin maliyetini,
Mesleki sorumluluk dengesini
doğrudan ilgilendirmektedir.
Vergi güvenliği elbette önemlidir.
Ancak vergi güvenliği, bir meslek grubunun yetkisini daraltıp diğer meslek grubunun alanını genişleterek kurulamaz.
Gerçek güvence;
şeffaf denetimle, dijital analizle, güçlü mesleki standartlarla ve adil sorumluluk sistemiyle sağlanır.
SMMM’nin hazırladığı beyan güvenilir değilse sorumluluğu kaldırılmalıdır.
Güvenilir ise ikinci bir zorunlu onaya bağlanmamalıdır.
SMMM’nin imzası tali imza değildir.
SMMM, başka bir unvanın sürekli onayına bağlı çalışan yardımcı meslek mensubu değildir.
77 SMMM odası ve TÜRMOB, bu konuda açık irade ortaya koymalıdır.
Çünkü bugün savunulmayan her yetki, yarın kaybedilmiş bir hak hâline gelebilir.
Meslek örgütlerinin cesareti, seçim konuşmalarında değil; üyelerinin hakkı tehdit edildiğinde gösterdikleri açık tavırda ölçülür.