Sınai mülkiyet haklarında kurumlar vergisi istisnası, Türkiye’de gerçekleştirilen Ar-Ge, yenilik ve yazılım faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan buluşlar için geçerlidir. İstisnadan yararlanabilmek için, buluşun, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından “incelemeli sistemle” patentlenmiş veya “olumlu araştırma raporu” ile faydalı model belgesi almış olması zorunludur.
Buluşun kiralanması, devri/satışı, seri üretime tabi tutularak pazarlanması veya üretim sürecinde kullanılması sonucu elde edilen kazançların %50’si kurumlar vergisinden istisnadır. Bu düzenleme, 5746 sayılı Kanun kapsamındaki diğer Ar-Ge indirimlerinden bağımsızdır; şartları sağlayan mükellefler her iki teşvikten de eş zamanlı yararlanabilir.
Eğer buluş, şirketin kendi üretim sürecinde kullanılıyorsa, kazanç ayrıştırması transfer fiyatlandırması esaslarına veya basitleştirilmiş maliyet yöntemlerine göre yapılır. Sadece patent sahibi değil, aynı zamanda buluş üzerinde tekel niteliğinde özel bir ruhsata sahip olanlar da istisnadan faydalanabilir.
Avantaj, patent (maksimum 20 yıl) veya faydalı model (maksimum 10 yıl) koruma süreleri boyunca geçerlidir.
ÖRNEK UYGULAMA 1
– Hak Sahibi B A.Ş. , Patenti 5.000.000 TL’ye satıp 4.000.000 TL kâr elde ettiğinde, bu kârın yarısı olan 2.000.000 TL doğrudan kurumlar vergisinden istisna edilir.
– Patenti satın alan C A.Ş. , bu hakkı başkasına kiraladığında (inhisari lisans ile) elde ettiği kira gelirinin de %50’sini istisna kapsamında vergiden düşer.
– Lisansla kullanım hakkını alan E A.Ş. , buluşu seri üretime tabi tutarsa elde ettiği ticari kazancın yarısı için istisnadan faydalanır.
ÖRNEK UYGULAMA 2
– Bir çamaşır makinesinin toplam üretim maliyeti 20.000.000 TL ve bunun 2.000.000 TL’si patentli buluştan kaynaklanıyorsa (oran %10); toplam satış kazancının sadece bu orana tekabül eden kısmı (%10’u) istisnaya esas kazanç kabul edilir.
– 3.000.000 TL toplam satış kazancının %10’u olan 300.000 TL “patentli kazanç” sayılır ve bunun yarısı olan 150.000 TL vergiden istisna edilir.
– Eğer patent satışından 1.000.000 TL zarar edilirse, bu zararın istisnaya isabet eden kısmı “Kanunen Kabul Edilemeyen Gider” (KKEG) olarak matraha eklenir. Bu, istisna edilen kazanca ilişkin zararın, diğer vergiye tabi kazançları azaltmasına izin verilmediği anlamına gelmektedir.
Kaynaklar:
5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Madde 5/B
1 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
Talha Hancı
S.M.M.M