
Konkordato Sürecindeki Şirketler İçin Ücret Garanti Fonu: Başvuru Şartları, Hukuki Boyutu ve İşletmeye Sağladığı Avantajlar
Konkordato sürecine giren şirketlerin karşılaştıkları en önemli sorunlardan biri, mevcut işletme sermayesini koruyarak ticari faaliyetlerini sürdürmek ve aynı zamanda çalışanlarının ücret alacaklarını karşılayabilmektir. Özellikle işçilik maliyetlerinin yüksek olduğu üretim, tekstil, turizm, inşaat ve hizmet sektörlerinde, ücret ödemelerindeki aksamalar yalnızca çalışanların mağduriyetine değil, işletmenin faaliyetlerinin durmasına ve konkordato projesinin başarısızlığa uğramasına da neden olabilmektedir.
Türk hukukunda bu sorunun çözümüne katkı sağlayan önemli mekanizmalardan biri Ücret Garanti Fonu’dur (ÜGF).
4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun Ek 1. maddesinde düzenlenen Ücret Garanti Fonu, işverenin konkordato, iflas veya kanunda sayılan diğer nedenlerle ödeme güçlüğüne düşmesi hâlinde, çalışanların ödenmemiş en fazla üç aylık temel ücret alacaklarının belirli sınırlar içerisinde İŞKUR tarafından karşılanmasını sağlamaktadır.
Bu mekanizma yalnızca işçilerin korunması bakımından değil, konkordato sürecindeki şirketin nakit akışının yönetilmesi, üretimin devamlılığı ve konkordato projesinin başarı ihtimalinin artırılması bakımından da önemli dolaylı faydalar sağlayabilir.
Bununla birlikte, Ücret Garanti Fonu şirketlere doğrudan verilen bir hibe, kredi veya karşılıksız işletme sermayesi desteği değildir. Fonun asıl yararlanıcısı ücret alacaklısı işçidir. Ayrıca Fon tarafından ödeme yapılması, işverenin ilgili ücret borcunun hukuki sonuçlarıyla birlikte ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Ücret Garanti Fonu’nun temel hukuki dayanakları; 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ve Ücret Garanti Fonu Yönetmeliğidir.
Ücret Garanti Fonu, işverenlerin işsizlik sigortası primi ödemelerinden ayrılan kaynaklarla oluşturulmuştur. Bu nedenle sosyal koruma niteliği taşıyan bir fondur; şirketin kendi adına kullanabileceği bir finansman hesabı değildir.
1. Konkordato ilan eden şirketin çalışanları hangi şartlarda yararlanabilir?
İşçilerin Ücret Garanti Fonu’ndan yararlanabilmesi için aşağıdaki koşulların birlikte değerlendirilmesi gerekir:
- İşveren hakkında konkordato nedeniyle ödeme güçlüğünün ortaya çıkmış olması.
- İşçinin 4447 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdiyle çalışmış olması.
- İşçinin, işverenin ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki son bir yıl içinde aynı işyerinde en az bir gün çalışmış olması.
- İşçinin ödenmemiş ve zamanaşımına uğramamış temel ücret alacağının bulunması.
- Ücret alacağının, ödeme güçlüğünün ortaya çıkmasından önceki döneme ilişkin olması.
- İlgili mahkeme kararı ve konkordato komiseri tarafından onaylanmış işçi alacak belgesiyle İŞKUR’a başvurulması.
İŞKUR’un uygulama açıklamaları ve pasif işgücü hizmetleri düzenlemeleri bu şartları ortaya koymaktadır.
Ücret Garanti Fonu Yönetmeliği’nin 8/1-ç maddesine göre, konkordato nedeniyle başvuruda kural olarak mahkemenin verdiği kesin mühlet kararı veya bu kararın ilanını gösteren belge ve konkordato komiserince onaylanmış işçi alacak belgesi aranır.
2. Ücret Garanti Fonu hangi işçilik alacaklarını karşılar?
Fonun kapsamı bütün işçilik alacaklarını değil, esas itibarıyla ödenmemiş temel ücret alacaklarını içerir.
- Fon kapsamına dahil olan alacaklar.
Ödenmemiş aylık temel ücret
En fazla üç aylık temel ücret
- Fon kapsamına dahil olmayan alacaklar.
Kıdem tazminatı
İhbar tazminatı
Yıllık izin ücreti
Performans primi ve ikramiye
Fazla çalışma ve diğer ücret ekleri
Ödemelerde 5510 sayılı Kanun’un 82. maddesine göre belirlenen prime esas kazanç üst sınırı dikkate alınır. Ücret alacağının kapsamı belirlenirken işçinin SGK kayıtları, bordroları ve alacağın niteliği birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin bir işçinin üç aylık ödenmemiş temel ücreti bulunuyorsa, diğer koşulların da sağlanması hâlinde bu üç aylık alacak için Fon’a başvurulabilir. Ancak işçinin altı aylık ücret alacağı varsa, Fon bütün altı aylık ücreti karşılamaz sadece bunun üç aylık kısmını karşılar.
Ayrıca Fon’dan yararlanabilmek için iş sözleşmesinin sona ermesi şart değildir. Çalışmaya devam eden işçiler de koşulları sağladıklarında başvurabilir. Bu özellik, konkordato sürecinde faaliyetlerini sürdürmek isteyen şirketler bakımından özellikle önemlidir.
3. Konkordato sürecindeki şirket Ücret Garanti Fonu’ndan nasıl yararlanabilir?
Şirket doğrudan kendi adına Fon’dan ödeme talep etmez. Ancak başvuru sürecini hazırlayarak ve çalışanların başvurularını kolaylaştırarak mekanizmanın etkin kullanılmasını sağlayabilir.
Başvuru sürecinin 6 aşamasını şu şekilde belirleyebiliriz.
a) Kesin mühlet kararının temin edilmesi
Mahkemenin kesin mühlet kararı veya İİK 288 uyarınca ilanını gösteren belge hazırlanır.
b) Ödenmemiş ücretlerin tespit edilmesi
Muhasebe ve insan kaynakları birimi tarafından çalışan bazında ücret alacakları, ilgili aylar, yapılan kısmi ödemeler ve kalan borçlar belirlenir.
c) İşçi Alacak Belgelerinin düzenlenmesi
Her işçi için alacak belgesi hazırlanır. Bu belgelerin konkordato komiserinin incelemesine ve onayına sunulması gerekir.
d) İŞKUR’a başvurulması
Başvuru işçi tarafından ilgili İŞKUR birimine yapılır. İşçinin noter onaylı vekâletnameye sahip vekili aracılığıyla başvuru yapabilmesi de mümkündür.
e) İŞKUR tarafından inceleme yapılması
Sigortalılık, ücret alacağının dönemi, ödeme güçlüğü kararı ve diğer başvuru koşulları kontrol edilir.
f) İşçiye ödeme ve kayıtların güncellenmesi
Uygun bulunan tutar işçiye ödenir. Yapılan ödeme konkordato komiserine bildirilir; şirketin borç ve alacak kayıtları da buna göre değerlendirilir.
Başvuru için hazırlanması gereken belgeler
İŞKUR’un yayımladığı başvuru açıklamalarına göre temel belgeler şunlardır:
- İşçinin başvuru dilekçesi,
- Konkordato kesin mühlet kararı veya kararın ilanını gösteren belge,
- Konkordato komiseri tarafından onaylanan İşçi Alacak Belgesi,
- Kimlik ve gerektiğinde vekâletname bilgileri.
Banka hesap hareketleri, bordrolar ve SGK kayıtları da alacak miktarının doğrulanması açısından hazır bulundurulmalıdır.
4. Ücret Garanti Fonu’nun konkordato sürecindeki şirkete sağladığı avantajlar
A. İşletme sermayesi üzerindeki kısa vadeli baskıyı hafifletmesi
Konkordato sürecinde işletme sermayesinin korunması, şirketin faaliyetlerini sürdürebilmesi için hayati önemdedir.
Ücret Garanti Fonu sayesinde geçmiş dönemlere ait uygun ücret alacaklarının işçilere Fon tarafından ödenmesi, şirketin aynı anda karşılamak zorunda olduğu nakit ödeme taleplerinin kısa vadede azalmasına katkıda bulunabilir.
Bu durum şirketin mevcut nakdini hammadde, enerji, lojistik ve üretim faaliyetlerinde kullanabilmesine yardımcı olabilir.
Ancak Fon ödemesi, işverenin ilgili borcunu kesin olarak ortadan kaldıran karşılıksız bir destek olarak değerlendirilmemelidir. Fon ödemesinin ardından oluşan alacak ilişkisi, rücu ve konkordato kayıtları ayrıca incelenmelidir.
B. Çalışanların şirkete olan güveninin korunması
Konkordato sürecindeki şirketlerin karşılaştığı en ciddi sorunlardan biri, çalışanların ücretlerini alamayacakları endişesiyle işten ayrılmalarıdır.
Nitelikli personelin kaybedilmesi, üretim kapasitesini azaltabilir, hizmet kalitesini düşürebilir ve şirketin yeniden yapılanma sürecini olumsuz etkileyebilir.
Ücret Garanti Fonu aracılığıyla çalışanların geçmiş ücret alacaklarının belirli bir kısmına kavuşması, işçi-işveren ilişkisindeki güvenin yeniden tesisine yardımcı olabilir.
C. Üretimin ve ticari faaliyetlerin devamlılığını desteklemesi
Konkordato projesinin başarıya ulaşabilmesi, şirketin yalnızca mevcut borçlarını yapılandırmasına değil, faaliyetlerinden yeni gelir ve nakit üretmeye devam etmesine de bağlıdır.
Ücret alacaklarının bir kısmının Fon aracılığıyla karşılanması, personel kaynaklı iş bırakma, üretim kesintisi ve işgücü kaybı risklerini azaltabilir.
Bu yönüyle Ücret Garanti Fonu, dolaylı olarak konkordato projesinin uygulanabilirliğini destekleyen sosyal ve ekonomik bir mekanizmadır.
D. Konkordato komiserlerinin mali denetimini kolaylaştırması
Ücret Garanti Fonu başvuruları için işçi alacaklarının çalışan ve dönem bazında belirlenmesi gerekir.
Bu çalışma sayesinde şirketin:
- Toplam geçmiş dönem ücret borcu,
- Hangi çalışanlara ne kadar borcu bulunduğu,
- Hangi ücretlerin ödenmiş olduğu,
- Fon tarafından karşılanabilecek alacak miktarı,
- Fon kapsamı dışında kalan yükümlülükleri
daha şeffaf biçimde ortaya konulabilir.
Bu veriler, konkordato komiserlerinin şirketin gerçek nakit ihtiyacını ve borç yapısını değerlendirmesine yardımcı olur.
E. Konkordato projesinin başarı ihtimaline katkısı
Ücret Garanti Fonu tek başına bir konkordato projesini başarılı kılmaz. Ancak işçilik alacaklarının bir bölümünün karşılanması ve işgücünün korunması, şirketin faaliyetlerini devam ettirme kabiliyetini güçlendirebilir.
Bu nedenle Fon’dan yararlanılması, yalnızca işçilere sağlanan bir sosyal güvence olarak değil, aynı zamanda işletmenin yeniden yapılandırılmasını destekleyen tamamlayıcı bir araç olarak değerlendirilmelidir.
5. Sonuç ve değerlendirme
Ücret Garanti Fonu, konkordato sürecindeki şirketler bakımından çoğu zaman yeterince değerlendirilmeyen önemli bir hukuki ve ekonomik mekanizmadır.
Fonun temel amacı, ödeme güçlüğüne düşen işverenlerin çalışanlarının geçmiş dönem ücret alacaklarını belirli koşullarla güvence altına almaktır. Bununla birlikte bu sosyal koruma mekanizması, işletmelerin yeniden yapılandırılması açısından da dolaylı faydalar yaratmaktadır.
Çalışanların geçmiş ücret alacaklarının belirli bir kısmına kavuşması, işgücü kaybı riskinin azaltılmasına, üretim ve hizmet faaliyetlerinin devamlılığına, işyerindeki güven ortamının korunmasına ve şirketin kısa vadeli nakit yönetiminin iyileştirilmesine katkıda bulunabilir.
Ancak Ücret Garanti Fonu’nun bir borç silme, hibe veya işverenin ücret ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırma mekanizması olmadığı unutulmamalıdır.
Konkordato projesinin başarıya ulaşması bakımından önemli olan, Fon’dan yararlanma sürecinin konkordato komiser heyetinin denetiminde, doğru ücret kayıtlarıyla, ilgili mevzuata uygun biçimde yürütülmesi ve elde edilen nakit akışı avantajının şirketin faaliyetlerinin devamlılığına hizmet edecek şekilde değerlendirilmesidir.
Sonuç olarak Ücret Garanti Fonu, doğru uygulandığında hem çalışanların korunmasına hem de konkordato sürecindeki işletmenin faaliyetlerini sürdürebilmesine katkıda bulunan, sosyal ve ekonomik işlevleri birlikte taşıyan önemli bir hukuki araçtır.
Şevket Kaan Yinanç
Avukat





