
Konkordato ilan eden bir şirketin rehinli taşınır ve taşınmaz malları satılabilir. Ancak satışın kim tarafından yapılacağına, konkordatonun hangi aşamada bulunduğuna ve satışın icra yoluyla mı yoksa şirket tarafından mı gerçekleştirileceğine göre farklı hukuki kurallar uygulanır.
Bu konuda temel düzenlemeler 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 295 ve 297. maddeleridir.
Özellikle şu üç durum birbirinden ayrılmalıdır:
1-Rehin alacaklısının icra yoluyla satış istemesi: Konkordato mühleti içinde kural olarak satış gerçekleştirilemez.
2-Şirketin rehinli malını kendi isteğiyle satması: Gerekli mahkeme izni ve rehin hakkına ilişkin hukuki şartlar sağlanarak satış mümkün olabilir.
3-Konkordato projesi kapsamında rehinli malların satılması: Satış, projenin finansman kaynağı olarak planlanabilir; ancak bu durum tek başına mahkeme izni ve rehin hakkı sorunlarını ortadan kaldırmaz.
En önemli ayrım şudur: Rehinli bir mal hakkında icra takibi yapılabilmesi, o malın konkordato mühleti içerisinde icra yoluyla satılabileceği anlamına gelmez.
1. Rehin alacaklısı, konkordato mühleti içerisinde malı sattırabilir mi?
İİK m. 295/1 — Genel kural: Satış yasağı
İİK’nin 295/1. maddesi uyarınca, konkordato mühleti içerisinde rehinli alacaklı:
- Rehinin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatabilir.
- Daha önce başlatılmış rehinli takibe devam edebilir.
- Ancak bu takip nedeniyle malı muhafaza altına aldıramaz.
- Rehinli malın icra yoluyla satışını gerçekleştiremez.
Bu koruma hem ipotekli gayrimenkuller hem de rehinli araçlar, makineler ve diğer taşınırlar bakımından geçerlidir.
Dolayısıyla şirketin fabrikası banka lehine ipotekli olsa dahi banka, sırf ipotek alacaklısı olması nedeniyle konkordato mühleti içinde fabrikayı doğrudan icra yoluyla sattıramaz.
2. Rehinli malın satışına hangi şartlarda izin verilebilir?
İİK m. 295/2 — Satış yasağının istisnası
Kanunun 295/2. maddesi üç alternatif durum öngörmektedir:
· Rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılmasının öngörülmemesi.
- Rehinli malın değerinin düşecek olması.
- Rehinli malın muhafazasının masraflı olması.
Bu durumlardan birinin varlığı hâlinde, İİK m. 297/2’deki usul izlenerek mahkeme tarafından satışa izin verilebilir.
Kanun ayrıca satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılmasını öngörmektedir.
Örneğin şirketin faaliyetlerinde kullanılmayan, değer kaybına uğrayan ipotekli bir taşınmazı varsa mahkeme satışa izin verebilir. Buna karşılık üretimin devamı için zorunlu olan rehinli makine veya araç bakımından satışın konkordato projesini tehlikeye düşüreceği ileri sürülebilir.
Burada önemli olan, satış izninin otomatik olmaması ve mahkemenin somut koşulları değerlendirmesidir.
3. Konkordato şirketi kendi rehinli mallarını satabilir mi?
İİK m. 297/2 — Mahkeme izniyle satış
İİK m. 297/2 uyarınca konkordato borçlusu, mühlet kararından itibaren mahkemenin izni olmaksızın:
- Taşınmazlarını,
- İşletme faaliyetinin devamı için önem taşıyan taşınırlarını,
- İşletmenin devamlı tesisatını
devredemez veya üzerlerinde herhangi bir takyidat tesis edemez.
Aykırı işlemler hükümsüzdür.
Mahkeme, satış izni vermeden önce konkordato komiserinin görüşünü almak zorundadır.
Ancak burada iki ayrı izin ve hak ilişkisi bulunmaktadır:
Birincisi: Konkordato mahkemesinin satışa izin vermesi.
İkincisi: Mal üzerindeki ipotek veya rehin hakkının satış sonrasında nasıl korunacağı, kaldırılacağı veya satış bedelinden nasıl karşılanacağı.
Mahkemenin İİK m. 297/2 kapsamında verdiği satış izni, tek başına ipoteği ya da rehini ortadan kaldırmaz. Bu nedenle rehin alacaklısıyla yapılacak ödeme ve fek işlemlerinin de hukuken çözümlenmesi gerekir.
4. Satış gelirinin tamamı şirketin işletme sermayesinde kullanılabilir mi?
Hayır, rehinli malın satılması hâlinde satış bedelinin tamamının serbestçe işletme sermayesine aktarılabileceği kabul edilemez.
Özellikle İİK m. 295/2 kapsamında yapılan satışta, satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılması kanuni düzenlemenin gereğidir.
Şirketin kendi talebiyle gerçekleştireceği satışlarda da rehinli alacaklının hakkı korunmalı; satış bedelinin hangi kısmının rehin borcuna, hangi kısmının işletme sermayesine tahsis edileceği açıkça belirlenmelidir.
Örneğin:
İpotekli taşınmazın satış bedeli
30.000.000 TL
Rehinle teminat altına alınan borç (varsayım)
18.000.000 TL
Rehin borcu ödendikten sonra kalan
12.000.000 TL
Bu örnekte, masraflar ve diğer haklar dikkate alınmadan 12 milyon TL’nin şirketin kullanımına kalabileceği düşünülebilir. Ancak gerçek sonuç, ipoteğin kapsamına, derecesine, diğer takyidatlara ve satışın hukuki yöntemine göre değişecektir.
5. Mahkemeye satış izni talep edilirken nasıl bir yol izlenmeli?
Şirketin rehinli malı satmak istemesi hâlinde şu hususların belgelenmesini öneririm:
- Malın tapu veya sicil kayıtları ve mevcut rehinler.
- Malın güncel piyasa değerini ortaya koyan bağımsız değerleme raporu.
- Satışa ilişkin somut alıcı teklifi.
- Rehin alacaklısının güncel alacak ve teminat bilgileri.
- Satışın konkordato projesine etkisini gösteren nakit akım tablosu.
- Konkordato komiserinin gerekçeli görüşü.
- Satış bedelinin kullanım ve dağıtım planı.
Özellikle satışın şirketin faaliyetlerini aksatmayacağı, konkordato projesinin başarı ihtimalini artıracağı ve alacaklıların menfaatlerine hizmet edeceği somut verilerle açıklanmalıdır.
7. Rehinli malın satışını engellemek için hangi gerekçeler ileri sürülebilir?
Şirketin satışa karşı çıkması hâlinde özellikle İİK m. 295/1 ve 295/2 hükümlerine dayanılmalıdır.
Örneğin rehinli araçların şirketin faaliyetlerinde aktif olarak kullanılması durumunda:
- Araçların işletme faaliyetleri bakımından zorunlu olduğu,
- Satışın gelir yaratma kapasitesini azaltacağı,
- Araçların konkordato projesinde kullanılmasının öngörüldüğü,
- Satışın alacaklıların uzun vadeli tahsilat imkânlarını zayıflatacağı,
- Kanunun 295/2. maddesindeki istisnai koşulların gerçekleşmediği
ileri sürülebilir.
Nitekim İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2026/718 Esas, 2026/1209 Karar sayılı kararında, ipotekli taşınmazın satışı değerlendirilirken konkordato komiserinin görüşüne başvurulması ve satışın konkordato projesine etkisinin incelenmesi üzerinde durulmuştur.
Sonuç: Hangi durumda satış mümkündür?
Banka, konkordato mühletindeki rehinli malı doğrudan icradan satmak istiyor satabilir mi?
Kural olarak mümkün değil.
Rehinli mal kullanılmıyor veya değer kaybediyor satılabilir mi?
İİK 295/2 kapsamında mahkemeden satış izni istenebilir.
Şirket kendi ipotekli gayrimenkulünü satmak isteyebilir mi?
İİK 297/2 kapsamında mahkeme izni gerekir.
Şirket üretimde kullandığı rehinli makineyi satabilir mi?
Mahkeme izni gerekir.
Şirket rehinli malı satıp bütün parayı işletme sermayesine aktarmak isteyebilir mi?
Rehin hakkı ve satış bedelinin dağıtımı çözülmeden mümkün olduğu söylenemez.
Netice itibariyle Konkordato sürecinde rehinli malların satılması hukuken mümkündür; ancak satışın amacı ve yöntemi belirleyicidir. İşletmenin faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli malların korunması, kullanılmayan veya değer kaybeden malların ise alacaklıların hakları gözetilerek ekonomik değere dönüştürülmesi konkordatonun amacıyla daha uyumludur.
Şevket Kaan YİNANÇ AVUKAT




